Ana içeriğe atla

Adetli İken Kur'an Okunur Mu?


Bloğumun  adını değiştirip "Bir Öğretmenin Günlüğü" koysam mı acaba?
Gün geçmiyor ki bir eğitim vakasından bahsetmeyeyim. Hayatım okul ev arası bir koşuşturmadan ibaret olunca farklı bir şeylerden bahsetmek zorlaşıyor haliyle..

Bugün mevzu "abdestsiz Kur'an okuma ya da adetli Kur'an okuma" idi. Daha doğrusu 19 Eylül'den beri mevzu bu. Yeni eğitim öğretim yılında Kur'an derslerini bana kitleyen sevgili zümrem, bu sorunla muhatap olmamın en büyük müsebbibidir aslında. İkinci müsebbib ise ben deniz oluyorum. Çünkü, bir çok öğrenci malum konuyu suistimal etmeye çok yatkın. Ve ben Kül Yutmam :))

Abdestsiz ya da adetli iken Kur'an okuma mevzu konusunda taa fakülte yıllarında hocaları sıkça terletmiş birinin bugün hoca olup öğrencilerini terletmesi çok da şaşılası değil.

Güncel Fıkhi Meseleler diye bir dersimiz vardı. Konumuz abdetsiz Kur'an okuma ya da Kur'an'a dokunma. Mevzu güncel ama fetvalar 1000 yıl önceden.. Haliyle itiraz mekanizmam harekete geçti. Hoca şöyle diyor:
-Adetli mushafa dokunulmaz. Delil "ona temiz olmayanlar dokunamaz" ayeti.
-Peki hocam, cep telefonuna indirdiğim uygulamaya, ya da Kur'an cd'sine ve ya Kur'an ayetlerinin var olduğu bilgisayara dokunabilir miyim?
Biraz düşündü. Hoca erkek, öğrencilerin çoğunluğu kız, araya bir kaç da erkek öğrenci serpiştirmişler. Genellikle İlahiyat terbiyesiyle yetişen bir kız öğrenci bu konularda başını öne eğip hocayı dinler, ders biter ve dağılınır. Soru sormaya ise utanılır. Ama ben aykırı bir öğrenciyim. Hoca hazırlıksız, soru zor yerden..
- Onlara dokunabilirsin?
- Mushaftan farkı ne hocam?
- Onlarda farklı yazılar da var. Onlar sadece Kur'an değil.
- Kur'an-ı Kerim'lerde de farklı yazılar var hocam. Mesela "Hayrat  Neşriyat" yazıyor. Basım evi, basım tarihi filan..
Biraz daha es verdi. Sonra:
- Öyle ise ona da dokunabilirsin..
Ben de bu noktaya gelmek istiyordum. 

Peygamberimiz sav zamanında şu an elimizde bulunan "Mushaf" yoktu. Kur'an sayfaları deri parçalarına, ağaç kabuklarına, kemiklere yazılırdı. Kağıt kullanımı yok denecek kadar azdı. Bütün bu yazı malzemelerine topluca "kırtas" deniyordu. (Harici bilgi : Bugün ki kırtasiye kelimesi de buradan geliyormuş) Kur'an'ın mushaflaşması evresi ise Hz. Ebubekir hatta Hz. Ömer zamanına dayanır. Dün kemiklere yazılan Kur'an bugün belirli yazılımlarla cep telefonuna tabletlere yazılıyor. Dokunma diyorsanız diğerlerine de dokunmayalım, dokunun diyorsanız hepsine dokunalım. Bana ikircikli durumlar sunmayın ey yüksek fetva insanları..

Bu konuda yaptığım araştırmalar, Peygamberimiz'in uygulamaları, sahabilerin hayatlarından örnekler , vicdanım vs.. kendi adıma abdestsiz Kur'an okuma ya da adetli Kur'an'a dokunma konusunda bir mahsur olmadığına karar vermeme sebep oldu. Benim içim rahat fakat aldığım karar elbette sadece beni bağlar çünkü ben bu konuda otorite değilim. Bununla birlikte bu konuda otorite olanların da elini taşın altına koymaya pek niyetleri yok. Öyle de olur, böyle de diyip yuvarlak cevaplarla Müslümanları oyalamaya devam ediyorlar.. Ceremesini çekmek ise bize kalıyor.

Bu sene Kur'an dersleri bende. Öğrencilere   "adetli olsalar dahi Kur'an okutacağımı" söyleyince büyük bir infial yaşandı. Anneleri ve etraflarındaki "büyük hocalar" (kimse artık bu büyük hocalar) bunun tam tersini söylüyormuş. Nasıl bir açıklama getirirsem getireyim, "biz adetli Kur'an okumayız" diyorlar. Çarpılırlarmış..!!!

Suistimale açık bir konu olmasa onları kendi haline de bırakacağım ama abdestsiz Kur'an'a dokununca çarpılacağını düşünenler yalandan "adetliyim" diyince kendilerine hiç bir şey olmayacağını düşünenlerle aynı kişiler, ne yazık ki..

Halbuki bu Kur'an kendisi okununca değil okunmayınca küsen bir kitap.. Ondan uzak durmak için ne çok sebep üretiyoruz, ona yaklaşmak için çabasızken..

Yorumlar

  1. Şuan niyeyse acı bir gülümseme var yüzümde heralde aynı şeyleri yaşadığımdan ve başına neler geleceğini bildiğimden olsa gerek :) !!! Diyanetin üç dört yıl önce kurs ve okulda Kuran dersi alanların okuyabileceği yönündeki fetvası var lakin imam hatip öğrencilerinin aileleri taassup sahibi tarikat ehli olmaları sebebiyle her merciye şikayet edilebilir veliler arasında itikadi bozuk diye iftiralara uğrayabilirsin Rabbim arkanda duran öğretmenini destekleyen yöneticilerle ve zümre başkanıyla çalışmayı nasip etsin ben bu konuda çok şanslıydım elhamdülillah... seneler önce imam hatiplerin imam hatip olduğu dönemde ihl mezunu yengemin Kuran'ı güzel okuyamadığını işittiğimde çok şaşırıp neden Kuranı yüzünden okumasının iyi olmadığını sormuş ve derslerde okumamak için adetli olduklarını söylediklerini böylelikle senede iki üç defadan fazla okumadıklarını öğrenmiştim.Şimdiki lise öğrencileri düşün birde abdest sırası vardı alamadım, şafiyim arkadaşım değdi abdestim kaçtı ve bilumum bahane üretip en sonunda faydası olmadığını anlayınca tıpış tıpış okuyan öğrencilerimi çok seviyorum :) Ayrıca Dokuz eylül mezunu olduğunu biliyorum eee bende Deu öğrencisi olarak hangi hoca olduğunu pek bir merak ettim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hele de benim bulunduğum bölge bu konuda çok katı tutumların var olduğu bir bölge.. Hayırlısı diyelim :)

      Sil
    2. Tahmin ediyorum Rabbim yardımcın olsun!

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))