Kore Dizileri mi Türk Dizileri mi?

Nedir arkadaş bu Türk dizilerinin çektiği çile.
Şamar oğlanına çevirdik el birliğiyle. Yazık günah valla. Yerden yere vuruyoruz "güzelim" dizilerimizi. 
Bugün ki yazımı  halis muhlis Made İn Turkey dizilerine hak ettikleri değeri vermeye ayırdım. Birilerinin bunu yapma zamanı geldi de geçiyor bile. Bu amacımı gerçekleştirmek için, öncelikle yöntemim o yere göğe sığdıramadığımız Kore dizilerini Türk dizileri ile karşılaştırmak olacak.

Hadi başlayalım:

Madde 1: Kore dizileri 15 bölüm sürerken Türk dizileri 15 sene sürmektedir. Buna rağmen bir çok Kore dizisinde mantık hatası bulunurken Türk dizilerinin birinci bölümü ile sonuncu bölümü arasında akıl almaz uyum dudak uçurtmaktadır.

Bakınız "Kurtlar Vadisi"..
Daha ilk bölümde Polat Alemdar, Elif Eylül'e "ölüm ölüm nedir ki gülüm, ben senin için yaşamayı göze almışım" dememiş miydi? Demişti. Bu sahnenin üzerinden 15 koca yıl geçti ama Polat Alemdar hala hayatta :)) Sözünün eri olmak başka bir şey tabi :))

Madde 2: Kore dizileri 45-50 dakika sürerken Türk dizileri 2-3 saat sürmektedir. Buna rağmen bir çok Kore dizisini sara sara izleyen seyirci, Türk dizilerinin bir sahnesini kaçırmamak adına o upuzun reklamlara bile katlanabilmektedir.

Bakınız dizilerin yayınlandığı saatteki reklam izlenme oranlarına. Dizi saatlerinde Türk izleyicilerin yarısı diziyi kaçırmamak adına reklamları da izliyormuş. Hiç de az değil değil mi?

Madde 3: Kore dizileri sadece 15-20 bölümden oluşurken hemen hemen bütün dizilerde aynı klişeler kullanılıyor. Orijinal sahneler neredeyse hiç bulunmuyor. Buna rağmen takriben 5-10 sene süren Türk dizilerinde birbirinden orijinal sahneler öylece çekilmiş bizi bekliyor, tek bir klişeye rastlanmıyor.

Bakınız herhangi bir Kore dizisi..
Kızın ayakkabısını bağlayan çocuk
Kızın dudağında kalan kahveyi silen çocuk
Kızı sırtında taşıyan çocuk
Kızın saçını kaşıyan çocuk :))

Bu klişeler oldukça romantik sahneler olarak ısıtılıp ısıtılıp sunuluyor. Gel gelelim bizim dizilerdeki romantizme.  

Bakınız "Poyraz Karayel"..

Bir adam düşünün intihar süsü verilmiş evlilik teklifi yapsın. 
Bir adam düşünün "aşk bağımlısıyım" diyip tabiblerde derman arasın derdine.
Bir adam düşünün sağlam tek yeri kalmadığı halde "öp de geçsin" diye esprili romantizm diye bir ekole imza atsın.
Hep adam düşnmekle olmaz bir de kadın düşünün sevdiğinden özür dilemek için mahalleyi yaksın.
Kabul edin böyle manyak romantik sahneleri Kore dizilerinde bulamazsınız.

Bugünlük bu kadarla yetinelim. Ama bu burada bitmez bilin. Zira niyet ettim eyledim, Allah rızası için şu Türk dizilerinin yerlerde olan itibarını yükseltmeye :))

 

Yorumlar

  1. Bu konuda sana hak verdiğimi yazmadan edemiycem.Zira Kore dizilerinden bir bıkkınlık hali geldi bana bilmem bir tek bende mi ama ben artık eskisi kadar etkilenmiyorum Kore dizilerinden.Kısaca bizim olan herşeyi özledim ve güzel bulmaya başladım.Senin yazında tam üstüne gelmiş eline sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Aslında bu yazım biraz ironi içeriyor. Sonuçta her yapım iyi ya dakötü eleştirilebilir. Hiç kimse mükemmel değil. Şartlar neyi gerektiriyorsa onu koyuyorlar ortaya. O nedenle eleştiride abartıya kaçmamak gerek.. Temennilerin için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  3. haha süper ! evet kore dizilerinden banada bıkkınlık geldi erkekler hiç gerçekçi gelmiyor oldum olası zaten önce yarım kalmış amerikan polisiye dizilerimi bitirdim şimdi hint dizilerine sardım onlardanda bıkınca tekrar koreye bir bakarım türk dizilerine gözüm kesmiyor valla bir bölüm 3 saat 150 bölüm yok yok kalsın...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder