29 Kasım 2017 Çarşamba

Yeniden Dikiş Dikmeye Başladım


Bu bir şükür yazısıdır.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir ülke varmış. İşte bu ülkede başörtülü, tesettürlü, kapalı, muhafazakar adını siz koyun bir zümre yaşarmış. Bu zümreyi her daim zorlu bir yaşam beklermiş. Kötü adamlar onların önüne doğru cevabı olmayan sorular koyarmış. Hangi şıkkı işaretlerse işaretlesinler kaybeden hep onlarmış.

Ben de böyle bir zamandan çıkıp bu zamana gelenlerdenim. İçimde hala o zamanın izleri varken bu zamanda yaşamayı aniden uyanacağım bir rüyaya benzetiyorum. Her şey bir rüya olsa da çok mutluyum. Allah, o gün benden alınan her şeyi bugün daha güzelleri ile geri veriyor. (Elhamdülillah)

Okuyamadığım okullarda öğretmen olmak. Giremediğim sınavlarda gözetmen olmak anlatması imkansız bir duygu. 

O zamanlar en küçük sosyalleşme imkanının dahi elimizden alındığı yıllardı. Bendeniz de fıtrat icabı ev hanımı, ev kızı, ev terliği gibi içerisinde ev geçen bir tanımlamaya kendimi yakıştıramadığımdan elimden alınanlar yerine yeni bir şeyler koymak adına sürekli bir arayış içerisin oluyordum. Dikiş, Nakış, Boyama, Örgü.. vb. ne kadar kurs varsa her birine kaydoluyordum. Ama her birini de yine acıklı bir hikayeyle yarım bırakmak zorunda kalıyordum.

Dikiş maceram da bunlardan biriydi. İki ay gittiğim kurstan başörtüm nedeni ile sertifika alamadan çıkmak zorunda kalmıştım. Yıllar sonra bugün, bir dikiş makinası almak nasip oldu ve dikiş dikmeye başladım. (Bakınız: Üsteki fotoğraf)

Bugün şükür günüm. Öğretmen olduğum için, gözetmen olduğum için, dikiş dikebildiğim için, uzun kollu kıyafetler bulabildiğim için, Allah diyen çocukları gülerken gördüğüm için, yazdıkları, konuştukları ve duyguları ile beni onurlandıran, Peygamberine yazdığı mektupta benden de bahsetmeyi ihmal etmeyen öğrencilerim olduğu için, İstanbul'da olduğum için, Verdikleri ve vermedikleri için.. Hamdolsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Zorla Eğitim Olur mu?

Google+ Followers