Kimden İntikam Alıyorsun?

Yunus Emre'nin ilim ilim ilmektir, ilim kendin bilmektir, dediği yerdeyim. Kendini keşfetme yolunda bir çok sorunun cevabını bulsam da her gün yeni bir soruyla muhatap olmaya devam ediyorum. Yeni sorumun adı "kimden intikam alıyorsun?" Sanki yeni ben, eski benin canını acıtmaya çalışıyor gibi. Onu üzecek her şeyi yapmaya and içmiş gibi.. Yeni ben, eski bana o kadar kızgın ve kırgın ki, onun salaklıkları yüzünden bugün acı çektiğini düşünüyor ve "madem öyle sen de acı çek" der gibi duruyor. "Neden ben tek başıma bu bedeli ödüyorum, sen neden mazide bir yerde hala saf hala masum hala çok mutlusun? Bu haksızlık değil mi? Bana çektirdiklerine rağmen senin neden canın acımıyor?" İşte sırf bu yüzden onun canını acıtacak şeyler yaparken buluyorum kendimi. İçimde bir yerde onun acı çektiğini görüyorum. Bu ben mutlu oldukça o üzülüyor, kahroluyor. Olan her türlü bana oluyor. İkisini aynı anda mutlu etmem imkansız gibi geliyor. Yahut bu da bir geçiş süreci olsa gerek diyorum. Sonunda bir anlaşma yapıp barışacaklar. Birbirlerini affedecekler. Beraber yaralarını saracaklar. Beraber ayağa kalkacaklar. Birbirlerinden intikam almaktan vazgeçecekler. Geçecek her şey, bitecek. Yaşlanacaksın, olgunlaşacaksın, vazgeçeceksin. Olduramadığın her şeyden vazgeçeceksin. Olmak meselesine odaklan.. Ol artık lütfen. Ol da rahatla. Selametle..

Yorumlar

Popüler Yayınlar