Takıntı Nedir?
Takıntılı olma hali.. Bu mesele hakkında konuşmak istiyorum. Bir şeyi çok istemek, takıntı mıdır? Vazgeçmemek yahut..
Birini sevdiğinde o seni sevmese de sen onu sevmeye devam ediyorsun, bir şekilde ümit etmeye devam ediyorsun. Aslında karşındaki insan seni sevmediğini çokça dinlendiriyor, her hareketi ile belli ediyor ama görmek istemiyorsun. Görsen de bilsen de onu sevmeyi seviyorsun. Peki bu durum neden takıntı sayılıyor? Vazgeçmek zorunda mısın? Neden zorunda olasın?
Örnek olayın her iki tarafını da tecrübe etmiş biriyim. Birileri bana kafayı takmış durumda ben de birilerine :) Yani işte aynı anda iki kişinin birbirini istiyor olma hali daha imkansız bir hal olunca şaşırmamak lazım bu duruma. Bana takıntılı olanlardan rahatsız oluyorum. Hiç bir şekilde ümit vermemiş olmama rağmen vazgeçmiyor olmaları beni biraz korkutuyor. Pasif direniş yöntemi benim en büyük savaş taktiğim. Böyle durumlarda sessizliğimle ve sabrımla başımdan savmaya çalışıyorum insanları. Üstelik onları çok iyi anlayarak bunu yapıyorum. Benzer durumları yaşadığım için içten içe de üzülüyorum. Karşılık veremediğim için kendime kızıyorum filan..
Çünkü oyunun diğer tarafında olduğumda şöyle düşünüyorum. Beni neden sevmiyor? O kadar mı kötü biriyim? Hiç mi güzel gelmiyorum? Sevmeyi denese sevemez mi? Kendime yine ve yeniden üzülüyorum ama karşı tarafa kızamıyorum. Çünkü kimse kimseyi zorlayarak sevemiyor, kendimden biliyorum. Ama yanında olmak istiyorum, belki bir arkadaş olarak bile ömür boyu yanında olmak. Kurulan mesafe benim canımı acıtıyor. Ben de başka bir hikayede başka birinin canını acıtıyorum. Bana da aynısı yapılıyor, kalbim kırılmasın diye kibarca reddediliyorum. Pasif direnişe Ben de diğer taraf tarafından maruz kalıyorum.
Peki bunun adı takıntı mı? Yahut neden vazgeçmeyi bilmiyor insan? Ait olmadığı bir hikayede neden savruluyor? Kendi gökyüzünü neden bulamıyor? Uçmak için kanatları var ama neden uçamıyor?
Kalbim yorgun, ben yorgun.. Cevapsız onca soruyla boğuluyor..

Yorumlar
Yorum Gönder