Soğuk, Uzun, Yalnız Geceler
Ve denk geldik yine uzun, soğuk,yalnız gecelerin mevsimine..Üstüne üstük hayat yeterince zor değilmişcesine..
Tüm ezanlar ardı ardına okunuyor bu zamanlarda. Tek abdestle günü bitirmek mümkün. Ardından gece, bitmek bilmeyen.. Ve ben. Soğuk sevmeyen, gözleri uyku görmeyen ben.
"Ne kitap okunur ama bu gecelerde" diye düşünüyor olabilirsin, evimin ışıkları loş hatta biraz karanlığa yakın. Ben de yaşlandım, gözlerim eskisi gibi görmüyor. Yaşlandım dediysem elişi filan yapacak kadar değil.. Yemek yapıp yemek de bu saatlerde bünyeye zarar. Geri kalıyor elimde yazmak. En iyisi yazmak..
İş yerinde mevzular karışık. Hani ilk paragrafta dedğim gibi hayat yeterince zor değilmişcesine.. Çalışma hayatım beni mutlu etmiyor, tam eder gibi oluyor bir sinek mide bulandırıyor. Sosyal hayatım kalmadı gibi. Özel hayatım zaten hiç olmadı :) 40 yaşında inzivaya çekilmiş bir yerlerden vahiy gelmesini bekliyor gibiyim. Belki bir ağacın altında aydınlanırım. Ne bileyim bir "evreka" lazım anki bana. Bir anda "buldum" demeliyim. Ve gerçekten bulmalıyım artık. Bunca aramanın sonunda buldurmalı, buldurması gereken. İbrahim'in aramalarını yanıtsız bırakmamıştı halbuki. Yusuf'u kuyuda yalnız. Mağarama bir "oku" sedası lazım, okuma bilmesem de..
EKG sonuçlarım stabil. Heyecan yok, sevinç, hüzün. Duygusuzluk duygusunda kalakaldım. Bu bir sorun mu bilemiyorum. Sorunsa sorun kimde? Çağ mı böyle ben mi? Geldim dünyaya gidemiyorum.

Yorumlar
Yorum Gönder