ENTERESAN MEVZULAR

Dün ilginç bir gündü. Kayda almaya değer diye düşünerek yazıyorum bu yazıyı. Bir de konuşasım var ama konuşacak kimse yok ondan da olabilir :) Nereye gideceğimi çok da bilmiyorken hele bir evden çıkalım sonrasına sonra bakarız dedim ve kendimi sokağa attım. Arabama bindiğimde benim kimliğin çipi bozuktu, işsizim de madem onu değiştireyim dedim. Nüfustan randevu baktım o dakika da dahil randevular boştu. Yarım saat sonrasına randevu aldım. Arabamın hemen yanındaki fotoğrafçıya girdim. Acil foto dedim. Tamam ben hazırlıksızdım ama adam da bir foto çekti evlere şenlik. Zaten fotoğraflarda asimetrik bir görüntü veriyorum. Bunu çözebilmiş değilim. Eğer fotoğraftaki gibiysem bana bakanlara Allah sabır versin, yok aynadaki gibiysem güzele bakma vergisi kesilsin. :) Neyse fotoğrafı ben de beğenmedim ama çom sa sallamadım. Kimliğin çipi lazım bana. Gittim nüfus memurluğuna. Memur fotoğrafı beğenmedi. Bu ne dedi, Allah affetsin engelli gibi çıkmışsın:) Çok da normal olduğum söylenemez desem de memur bey ben bu fotoğrafı kimliğe koymam dedi başka da bir şey demedi. İkna edemedim bir türlü. Başka bir fotoğrafçı tavsiye etti oraya gittim yeni bir fotoğraf çekildim ama o fotoğrafla da fotoğrafçı o kadar oynamış ki o da ben değildim, üstelik yine güzel de değildi. Yine de iş görülsün diye verdim fotoğrafı memur beye. Yeni kimliğim bir kaç güne gelir herhalde de şimdi de ben huylandım. Madem iyisi olacaktı bir tane daha fotoğraf çekilmeliydim. Bugün yeniden gittim, ilk gittiğim fotoğrafçıya. Dedim Abi benim fotoğrafımı bir daha çek ama sakın düzeltme yapma ham haliyle ver bana, ben bakarım onun icabına. Biraz düzenleme yaptım üzerinde. Yarın tekrar çıktısını alacağım. Belki yeni bir başvuru yaparım. Yeniden kimlik çıkarırırım bilmiyorum. Olmuşken tam olsun madem :) Günün diğer kısmı da bu kısmı kadar kayda değer. Şimdi 2025'in temizliğini kasım, aralık aylarında bolca yapmıştım ama hala halı altında kalan tozlar olduğunu görüyorum. 2025 de tam kapatamadığım mevzular ocak ayında beni de kapat diye son kez selam veriyorlar. Önce bundan 5 yıl önce, işte pandeminin başlarında o zamanlar, sadece bir kez görüştüğüm biri vardı. Pek kafama yatmamıştı. Beş yıldır arasıra yoklama mesajı atar, hala orada mıyım, bekar mıyım diye. Ben de kibar cevaplar verir ya da hiç cevap vermez, muhabbeti kısaca kapatırım. Fakat artık bundan da sıkıldım. Bende numarası dahi kayıtlı olmayan ve beş yıl önce reddeddiğim bir adamın artık bana mesaj atmasını istemediğimi, aslında hiç bir zaman istemediğimi ama bunu kibarlığımdan söyleyemediğimi anladım. Ve arkadaşı engelledim. Sonra yine geçen sene buhranlı bir anımda kendisine sığınmak istediğim biri vardı. Hiç duygum olmamasına rağmen mantık olarak neden olmasın diye kendimi gaza getirdiğim biri, fakat o gün beni reddetti. Sonra pişman oldu ya da başkalarının gazı ile pişman olduruldu ki ara sıra o da yoklama çekmeye başladı. Dün yine böyle bir yoklama mesajı aldım. Yarın görüşelim diye. Yarına kadar bile ümitlenmesini istemediğim için hemen görüşelim dedim, bana açık açık söyleyemediği şeyleri onun ağzından kendime söyledim. (erkekleri biraz korkutuyorum sanırım hiç bir zaman bana yeterince açık olmuyorlar) Sonra bir de buna karşılık benden cevap istedi. Ben de kendisine eyvallah ettim. Sebebini de yine açıkça izah ederek. Çünkü beni sevmediğini biliyorum. Ben de onu sevmiyorum. O hangi motivasyonla yanıma geliyor bilmiyorum (yani tahminlerim var da neyse) ama benim artık öylesine bir şey için bir motivasyonum yok. O yüzden aralı Bir kapı bırakmayacağım kimseye. İşte bu arkadaşa da bizimle değilsin dediğim bir gündü. Yine kendinden bahsetmeye dahi değmeyecek birini daha engelledim bugün :) Benim için birinin engellemek bile ona kıymet vermek anlamına geldiği için pek kimseyi engellemedim. Kendilerinin vazgeçmesini beklerdim ama artım bundan da yoruldum sanırım. Hadi bir de güzel anı bırakayım şuracığa. Dışarıdayım elimde çiçekler. Arkadaş ameliyat oldu ona götürüyorum. Bir hanımefendi bana "sen çok güzelsin elindeki çiçekler de çok güzel maşallah" dedi. İstanbul'daki birbirine iltifat etmek daha olağan bir dururken Erzurum'da pek nadir rastlanır bir hal. Bu yüzden çok mutlu oldum. Keşke birini mutlu etmenin bu kadar kolay bir şey olduğunu bilsek. Sadece bir küçük söz, bir güleryüz.. Belki bir çiçek. Hoş bir sohbet.. Böyleli bir kaç anı işte. Saat geç ama nir şeyler eksik gibi o yüzden uykum gelmiyor. Uyuyanlara Selametle..

Yorumlar

Popüler Yayınlar