Kabede Hacılar Hu Diyemiyor!
Memleketim hep aynı yerde sayıp duruyor. Bir türlü level atlayamıyoruz. Kırmızı çizgilerimiz üzerinden yürütülen kitle psiklojisine yenilmeye, boyun eğmeye, oyuna gelmeye devam ediyoruz. Düşme Ahmet demek istiyorum artık. Düşme..
Yine seçimler yaklaşıyor herhalde ki "laik" olduğumuz senaryo yeniden sahneye sürüldü. Sosyal medyada öne çıkan bir video kitleleri etkileyici siyasiler hemen topu ellerine alıp oynamaya başladılar. Bir kaç gün sonra gündemden düşecek bir ilahi üzerinden "memleket elden gidiyii" diyenler ile "işte şimdi aslımıza döndük" diyenler laf dalaşına girdi. 40 seneyi devirdim ve görüyorum ki ne memleket elden gidecek ne de aslımız bu.. Biz ikisi de değiliz. Ne tam laikiz ne tam muhafazakar. Biz gazla çalışan, olmadığımız şeyi olmuş gibi zanneden, Ne olduğumuzu asla bilmediğimiz, durum cahiliyiz.
Yunus'un ilim ilim ilmektir "ilim kendin bilmektir" dediği noktadayım. Ne olup bitenin ne de kendimizin farkındayız..
Meselenin bir de eğitim ayağı var ki asıl sıkıntılı yer burası. İlahi kavgası bizden çok bir şey götürmez de, işin içinde eğitim olunca üzülüyorum ahvalimize. Benim ve benim gibi bir çok insanın hayatını etkileyen bir söz vardı, hatırlarsınız. Hazır yarın 28 Şubat iken bir zihin arşivimizi öne çıkanlara ekleyelim, bakalım. Bir siyasetçi "büyüğümüz" "imam hatipler bizim arka bahçemizdir" demişti de bir anda imam hatipler kapatılmıştı. Sonrası malum.
Bugünki Milli Eğitim Bakanımız artık sadece imam hatipler değil tüm devlet okulları bizim bahçemizdir modunda takılma eğiliminde. Okullarda Ramazan etkinlikleri emri ile karşımızda. Bunda ne var, Ramazan etkinliği yapınca ne olacak? Normal bir ülkede bence hiç bir şey olmayacak bir olay. Evet okullarda dini, milli, kültürel değerler yaşatılabilir, belki yaşatılmalıdır da. Sorun burada değil. Sorun buna karşı çıkanlara karşı dozu yükseltmekte. İnadına hareket mantığında. Din üzerinden yapılan siyasete okulları araç olarak kullanmalarında. Mümkünse hiç ders işlemeyin sadece ramazan etkinliği yapın modundalar. Bu isteği ne yazık ki samimi bulamıyorum. Bu kez de o samimi duygularla ve heyecanla karşılanan Ramazan ruhuna da leke sürülmüş gibi hissediyorum.
İnsanların ne kadar kutsalı ne kadar değeri varsa hepsini kirletiyorlar gibi geliyor. Burada tek taraftan bahsetmiyorum. Danışıklı bir dövüş içinde dayak yiyen tek şeyin kutsallar olduğu kanaatindeyim. "Bir salın" demek istiyorum. Şu insancıkları bir salın.
Samimiyetle inansınlar, açıkça inkar etsinler. Ne düşünüyorlarsa öyle yaşasınlar. Manipülasyon yapmayı bırakın. İnsanları ve onların kutsalları ile oyun oynamayı bırakın.
Yol yapın, ekmek verin. Hizmet edin..

Yorumlar
Yorum Gönder