Kalbime Yağan Dolular
Bu yazıyı şifalanmak için yazıyorum. Az evvel büyük bir sağnak boşaldı içimden. Şimdi sakinleştim. Ve içimi kimseye dökemediğim için yine kalemi kağıdı aldım elime. Çocukken de böyleydim. Anlatsam anlamazlar nasılsa diyor, sadece yazıyordum.
Bir iki saat önce canım memleketime dolu yağdı. Dolu derken gerçekten dolu dolu yağdı. Fındıktan büyük cevizden küçük epeyce bir şeydi. bir o kadar da şiddetliydi. Arabamın tavanı delik deşik oldu. Piknikteydik ve yanımda arabanın üstünü örtecek bir şey yoktu. Ağlamam bundan değil. Buna da üzüldüm elbette. Ama ben olaylardan çok olaylardan esnasında insanların hallerinden etkileniyorum. Geçenlerde de bir şey yaşamıştım. Muhtemelen anlattım. Arabamın çizilmesiyle alakalı. Orada da mesele çizik değildi. Şimdi de dolu değil. Mesele "yalnız hissetmem".. Kimsesiz..
Kardeşlerim oradaydı yeğenlerim enişteler. Baya kalabalıktık. Diğer olayda da arkadaş bildiklerim oradaydı. Ama ben yalnızdım. Canım eniştem çocukları karısı da dahil herkesi bırakıp 200 bin liralık arabasının üstünü örtmeye gitti. Eniştemden benim arabamın üstünü örtmesini beklemem. Ama bir çare bir çözüm bulmasını en azından çabalamasını beklerim. Ki kız kardeşim üzerindeki ceketi çıkarıp "abla bunu ört üstüne istersen" dedi ya bu çok kıymetli bir şeydi. Diğer kardeşim ise şöyle bir cümle kurdu. "Senden çok ben üzüldüm çünkü senin arabanı ben satın alacaktım." Senin için üzüldüm, demedi yani. Aradaki fark o kadar büyük ki. Eve döndüm onların moralini bozmamak ağzımdan kırıcı bir cümle çıkarmamak için yalnız kalmayı seçtim. Babam aşağıda. Açıldığımdan beri üvey evlat muamelesi gördüğüm babam. Gerçi kapalıyken de arabayı aldığım ilk günü hatırlıyorum. Sevincimi paylaşmaya çağırdım aşağıya inmedi. O gün de böyle sağnaklıydım. Gökgürültülü fırtınalı. Babam hayırlı olsun canım kızım, deseydi. Sen bunu hak ettin çalıştın çabaladın helal olsun, deseydi. Hadi bir tur atalım şöyle deseydi yanaklarımdan öpseydi. Babam işte. Mesele sadece babam belki de. Çocukken hep takdir alırdım. İstediğim babamın takdirini almaktı. Sen zaten hep pekiyi alıyorsun senin karnene bakmasak da olur, derdi. Takdirlerimi çerçeveletmesini istemiştim bir keresinde. Heves etmiştim. Hiç bir zaman yapmadı. Bir sürü başarı belgem vardı. Girdiğim yarışmalardan denemelerden aldığım bir sürü belge. Bir gün yine babama kızdım hepsini çöpe attım. Bunların bir kıymeti yok dedim. Kıymetsiz kağıtlar hepsi, babam beğenmedikten sonra. Az evvel dükkandaydı. Gittim yanına arabama dolu vurdu, dedim. Tepkisiz yüzüme baktı. Konuşmadı. Soğuk bir ifade. Sonra bu kadar üzülmeseydin keşke baba, dedim yine konuşmadı. Konuşmayacağını biliyordum. Anlatıp anlatmamayı da düşündüm. Yine de hala bir umut besliyorum sanırım içimde. Canım kızım diyecek üzülme cana geleceğine mala gelsin, diyecek öpecek yanaklarımdan.. Ben hallederim diyecek. Benim babam var ama yok gibi. Ne bir veli toplantısında vardı ne de bir hastalığımızda hastanede. Ne beraber bir tatile gittik ne de beraber bir düğüne. Benim babam var ama yok gibidir. Kendimi bildim bileli baba parası hiç yemedim. En son 18 yaşında otobüs parası verdiğini hatırlıyorum. Bugün gitmesen olmaz mı okula, dedikten sonra. Ağlayarak aldığım son paraydı sanırım. Sonra hep çalıştım. Annem için bir şeyler yaptım para kazanmaya başlayınca. Ama babam için içimden gelmedi. Babam kötü adam değildir. Bir kere ne kızdığını bilirim ne kötü söz söylediğini. Babamın sevgisinden de eminim ya da son bir seneye kadar emindim. Ama babam eksiktir. Babalık olarak çok eksiktir. Öncelediği şeyler hep başka oldu..
Arabama dolu vurdu evet tavanı delik deşik. Ama asıl dolu kalbime vurdu. Yine yalnızlığı dibine kadar yaşadığım bir gün. Yine hüzün.
Olduramadığım her şey de bu mesele var bence. Erkeklere güvenmemem de. Derdimi kimseye dökememem de. Yalnız bir savaşçı gibi tek başına mücadelem de.
Selametle
Yorumlar
Yorum Gönder