Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hadi Uyuyalım

Hava siyah, sokak sessiz..
Odanda her sabah duymaktan nefret ettiğin zil sesi.. Bunun kahvaltısı, ütüsü, elbisesi.. Ardından geç kalma telaşesi.. Çoğu zaman "dı dıt"  arasıra yetersiz bakiyesi.. İnsanların yüzünde  "olsa dukkan senin" ifadesi.. Üstlerinin senden olağanüstü performans beklentisi.. Bir de kurs eklentisi.. Gelsin artık şu cumartesi.. Ve kahrolsun pazartesi..
Hadi Uyuyalım artık..

Yanlışlıkla Arabistan'a Atanmak

Bundan bir 30 gün öncesine kadar Fatih'te bir okula atandığımı zannediyordum. Yanlışlıkla Arabistan'a atandığımı anlamak fazla vaktimi almadı. 

Otobüste bana yer veren arkadaş "tafaddal" diyorsa, restoranda "Asir" demeden meyve suyu içemiyorsam, bir Araplâ muhatap olmadan günü bitiremiyorsam burası İstanbul olamaz. 

Arap baharatları, sokak Parfümü görevi görüyorsa, sırf ferace giyiyorum diye "Türk yoksa Arap?" sorusuna muhatap oluyorsam burası İstanbul olamaz. 

Sınıfımda mümina, tàlà isimli öğrencilerim varsa, tabelaları arap harfleri süslüyorsa, adım başı "Arapça bilen eleman" aranıyorsa burası İstanbul olamaz.

Evet, evet ben kesin yanlışlıkla Arabistan'a atandım.
Bunun başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?

Evde Kalmış Kız Sendromu

İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre 80'lerde doğanların evde kalma oranı çok yüksekmiş. Buna karşılık 90'larda doğanlar kesinlikle evleniyor üstüne bir iki de çocuk yapıyormuş..

İsviçre literatüründe "evde kalmış kız" kavramı var mı bilinmez. Ne kadar gereksiz araştırma varsa altında bu arkadaşların imzası olsa da üstte yazdıklarım öz ve öz Türk malı bir araştırma olup her hakkı saklıdır. Gerçi henüz varsayım aşamasında olup hipotezler doğrulanmış olmasa da bu konuya örnek teşkil edecek kuvvetli deliller elde mevcutmuş.. Şekil Ä yani bendeniz de bunlardan biri olsam gerek :-)

İçimdeki ses "gerçekler acıdır bebeğim" diyerek 90'ların Lügatı ile bana laf çakıyor. Neyseki "biz acı severiz"..

İyice acıların çocuğuna bağladım. Kalabalıklaştıkça yalnızlaşan bir hayat çizgisinde ilerliyorum. Durmadan yorulmadan.. ErikSoon'un kişilik gelişim kuramı işte tam da burada acıtıyor canımı.
Yakınlığa karşı yalıtılmışlık evresinin yalıtılmış…

İşte Böyle Bir Haftasonu

Kalmak mı Gitmek mi?
İkisi de zor be arkadaş..
Gitsen gidemezsin kalsan gönül razı değil.
Gitsen yalnızsın kalsan yine yalnız..
Belki de asıl mesele bu.
Mekan ne kadar kalabalıklaşıyorsa insan o kadar yalnızlaşıyor.
Hep daha kalabalığa kaçıyor,  hep daha daha yanlızlaşıyorsun..

Sabah sıcak çay kokusu ile uyanamıyorsan mesela.. Müge Anlı'nın sesini bile unuttuysan uzaklarda bir yerde yalnızsın işte..

Annen yok yanında.. Gözlerin dolu dolu..
İşte böyle bir haftasonu..