Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnananlar Kardeştir

"İster siyah derili, ister sarı… İnananlar kardeştir!"
Sadece Cemil Meriç'in şu sözünü yazıp bitirme ödevimi teslim etsem ya. Başka söz söylemeye ne hacet. Ben de sayfalarca bunu anlatacağım. Ne gerek var kelime israfına, kağıt israfına...
 "inananlar bir tarağın dişleri, bir bedenin uzuvları, bir binanın tuğlaları gibidir"
Buyurmuş Peygamberim. Bunun üstüne artık ben ne söylerim? Kafamda deli sorular... Ama mevzu başka, mevzu derin. Kendim sorup kendim cevap verenim.  Diyorum ki kendi kendime, Doğru haklısın da bir kere, Dön bak bir etrafına  Hani nerede kardeşler? Evet biz de kardeşiz  Üstelik hem ne kardeşiz!! Bizim kardeşliğimiz Habil'le Kabil'in kardeşliği. Kardeş kardeşi boğazlar döner yine kucaklar Biz kucaklaşmaya hasretiz.
Öyle bir ödev aldım ki yazdıkça arabeske bağlıyorum.  Baktıkça manzaraya ağlıyorum.

Merhaba Dünya

Hi, Hallo, Salam, 你好, Bonjour, अभिनंदन, Hola, 안녕, привет, مرحبا
Merhaba Dünya
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا
"Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi soylara ve kabilelere ayırdık."
Devir Tanışma Devri! Biz artık ayrı dünyaların insanları değiliz. Aynı dünyada buluşmak için elimize bir telefon almamız önümüze bir tablet koymamız yeterli. Doğu yüzünü Amerika'ya çevirmiş biz yüzümüzü Doğuya çevirdik Araplar yüzünü bize çevirdi. Artık kendimizi izlemiyoruz. Artık herkes bir diğerini izliyor ona hayran oluyor. Bizim genç kızlar "Kim..'lere" hayran iken onlarınkiler "Sülüman, Sülüman" diye sayıklıyor. Benim blogum bile en çok Güney Kore'de takip ediliyormuş istatistikler öyle diyor. Madem öyle ben de her dilde "merhaba" diyorum. Her nerede izleniyor ya da izletiliyorsam MERHABA (Reha Muhtar'a saygılarla)

"Aile" Bir Mucizenin Adıdır

Okulda şahsına münhasır bir hocamız vardı. Dönem sonuna kadar şu cümle dilinden hiç düşmedi:
"Aile, Bir Mucizenin Adıdır." Evet, Aile bir mucizenin adı. Bugünlerde bir aileye sahip olmak da başka bir mucizenin adı.  Dün gece şu müptelası olduğum programın (Abnormal Summit) 9. bölümünü izledim de milletim, dinim, ailem için Allah'a tekrar hamdettim.  Diğer ülkelerin temsilcileri aileden yoksunluklarını anlattı. Babaları ile hiç görüşmediklerini söyleyenler oldu. Yaşlı anne babalarının huzur evinde kalmasının daha uygun olduğunu iddia ediyorlardı!!! Enes Kaya ise doğal olarak bunun aksini savundu. Bu sabah sırf ben istedim diye gözleme yapan bir anneyle güne başladım Kahvaltımı yatağıma getirecek kadar güzel bir babamın olduğunu fark ettim. Yaşadığım şehirde hiç huzur evi olmamasının ne kadar huzur verici bir şey olduğunu anladım. Hala ne olursa olsun ailesinden vazgeçmeyen ve hala ne olursa olsun evlatları için kendilerinden vazgeçen bir toplum olduğumuz için gurur duydum. Bir pap…

Yeniden Başlamak

Uzun bir tatilden sonra yeniden yorucu bir maratona başlamanın ilk günü bugün. Bu yazıyı bitirdikten sonra çok ama çok yoğun bir programın içine girmek zorundayım. Temmuz ayına kadar gece gündüz az demeden uz demeden dere tepe düz demeden gideceğim bir yol var. Bu yüzden korkuyorum ve endişeliyim. Midem ağrıyor içime öküz oturmuş gibi :) Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır ama Palandöken'e kıyamıyorum. En iyisi, müsait bir yerde çekmek için of'umu da heybeme alıp yola koyulmak.  An itibariyle ellerine kelepçe vurulmuş başı yerde, içinden "düştüm mahpus damlarına öğüt veren çok olur" şarkısını söyleyerek yürüyen biri gibiyim. Birinin bana " Yapabilirsin-Sen muhteşemsin-Sana inanıyorum" cümlelerini kurması lazım. Ne içten ne de dıştan güdülenebiliyorum. Allah'ım...
Şimdi derin bir nefes alıp ver! Sonra "Ya Allah Bismillah"  قُمْ بِاِذْنِ اللهِ