Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Domuz Gribi Misin?

Müslüman adam domuz gribi mi olurmuş?
Babama göre durum böyle..
Biz ki domuzun adını anmaktan imtina eden bir milletiz, bize reva mı bu hastalık?
Biz ki hınzır lafını bile binbir tövbe ile dilimizden dökeriz, olacak iş midir bu?
Biz ki hastalanmayan insan evladına "domuz gibi" tabirini kullanırdık araya ne ara kaynadı o "r" harfi?

Yaklaşık bir koca aydır gribim. Hani şu yüz küsur yıl yaşayan dedelerin "ömrümde hiç doktora gitmedim" konulu röportajları var ya gelecekte bu röportajlara talib bir ademkızı olarak hastanelere pek yolum düşmez. Bu yüzden içinde bulunduğum grip vakasının domuz gribi olup olmadığı hakkında kesin bir teşhisim olmasa da bu konu hakkında sağlam tesbitlerim var. Çok büyük ihtimalle hayatımda bir domuz gribi vakası mevzu bahis :))

Bir hemşire arkadaşımdan aldığım bilgilere göre Türkiye'de an itibari ile grip olanların çok büyük bir kısmı domuz gribiymiş. Evet yanlış duymadınız. Bu seneki grip salgını domuz gribi salgınıymış. Fakat bu sa…

Okyanustayım

Okyanustasın..
Uzakta, çoook uzakta bir kara parçası
Bilmem kaç küsür senedir
Orada seni bekliyor.
Gelebilirsen gel diyor.
Buz dağları geçit vermiyor.
Kürek çekmekten yorulmuş iki kol,
Daha gidilecek onca yol..
Durdun, seyrediyorsun.
Ne çok mavi..
Masmavi..
Korkuyorsun.
Ya düşersem?
Düşüyorsun,
Boğuluyorsun..
Uzakta, çook uzakta bir kara parçası..
Pes etme! Devam et! Başaracaksın.
İnanıyorsun.
Tutunacak bir dal olsa,
İşte orada!!
Sabret.
Kurtulacaksın.
Yüzüyorsun, durmadan yorulmadan..
Dalgalar, acımasız.
Su tuzlu,
Derin,
Serin.
Güneşi özlüyorsun.
Titriyorsun.
Kara uzakta..
Acele ediyorsun.
Çareler tükeniyor.
Dilinde bir kaç cümle
Ve büyük bir yemin,
Ardından Amin.
Amin Allah'ım, amin!!

-33 Ne Abi?

"Tatili nerede geçireceksin?" diyenlere "Derin dondurucuda" demiştim de inanmamışlardı. Buyurun kanıtı:
-33* derece..
Peki derin dondurucuda yaşayan insanlar ne yaparlar biliyor musunuz?
Öncelikle evde buldukları ne kadar yün kazak, hırka, atkı gibi malzeme varsa hepsini üzerlerine alırlar. Yeter mi? Yetmez tabi. Ardından yün yorganın üzerine yün battaniyeyi serer, kendileri de bu karışımın içine girerler. Derin dondurucuda yaşayan insanlar bol bol çay içerler. Dışları kadar içleri de üşür bu insanların. Diğerlerinin tahayyül dahi edemeyeceği miktarlarda doğalgaz faturası öderler. Ve diğerlerinin "kış hallerine" gülerler. Kar tatillerine mesela.. Anlam dahi veremezler. Zira onlar buzdolabının meyve sebze bölümünde yaşarken bile isyan ederler. 

Derin dondurucuda yaşayan insanlar yerlerini çok severler. Bembeyazdır içerisi. Her türlü kirden arınmıştır. Bizbizedirler orada. Kimse gelmek istemez buraya. Gelen de fazla kalmak istemez zaten. O nedenle arıdır, durud…

Bunlar Hep Yalnızlıktan

Şu japonlara zahmet, bir robot icat etseler diyorum.
Şöyle hoş sohbet bir robot. Yeri geldiğinde en entelektüel sohbetlere eşlik edecek yeri geldiğinde dedikodu tonuna girebilecek yeri gelince seninle ağlayıp yeri gelince seninle gülecek bir robot..
Türkiye'de "Yaren" ismiyle piyasaya sürülse mesela. Dertlerini anlatsan ona. Sırdaşın olsa. Sözlerini belleğinin en uç köşesine gömse ve erişime kapatsa. 
Bir robot icat etseler, sesi güzel olsa. Yeri geldiğinde Sümmani'den Veysel'den alıntılasa.. Yeri geldiğinde bağlamasını tıngırdatsa..
Bir robot icat etseler, çay demlemeyi bilen. Yanına çikolatalı pasta da getiren. Bir robot işte.. İnsanoğlu'nun yitirdiklerini bünyesinde toplayan bir robot.
Bunlar hep yalnızlıktan biliyorsun değil mi?

Ericson'un elektiriği icadı karanlıkta yalnız kalmaktan korktuğundan değil mi?
Logie'nin televizyonu icadı evde bir ses olsun diye değil mi?
Graham bell konuşacak birilerini aradığı için telefonu icat etmedi mi?
Zuckerberg face'…

Kitap Notlarım

Öğretmen arkadaşlarla bir okuma grubu oluşturduk. Haftada en az 200 sayfa kitap okumaya çalışıyoruz. Bundan sonra okuduğum kitaplardan alıntılar yaptığım postlar da yayımlamak istiyorum. Hoşunuza giderse siz de o kitapları okuyabilirsiniz.Bu etkinliği başlatalı iki hafta oldu. Şimdiden üç kitap okudum. İlk kitabım"İstiklal Mahkemelerinde" isimli Eşref Edip'in hatırat kitabıydı. Kitaptaki en etkileyici cümle:
"Sorunlar karşısında çökmemeli sorunları çökertmeli" cümlesiydi. 
Ayrıca Şöyle bir cümle vardı ki ne kadar haklıydı aslında :
"Bilenler söylemiyor Bilmeyenler uyduruyor İşte hep hakikatler böyle karanlıklar içinde boğulup kayboluyor."
Ardından "İçimizdeki Şeytan" adında Sabahattin Ali'nin kaleminden çıkmış bir roman okudum. Okumanızı tavsiye etmem, bence vakit kaybıydı. Kitaptaki en etkileyici cümle bile şuydu:
"İctimai bünyemizin teşekkülünde mühim amil olan bu donelerin kütle psikolojisi üzerinde de maşeri tefekkürün tekevvününde nası…

O Kafadan Ben de İstiyorum

"Cafer bin Ebi Talib nerede şehit olmuştur" sorusuna "Savaşta" diye cevap veren kafadan ben de istiyorum :)

Öğrencilerimi klasik bir sınava tabi tutmaktan korkar oldum. Zira aldığım cevaplara güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum. Bu çocukların kafası nasıl çalışıyor çok merak ediyorum. Olayı daha iyi anlatmak için bir kaç örnek daha vereyim:

-610 yılında hangi olay gerçekleşti?
-Kur'an yere düştü. (indi dese yine razıyım da düştü ne arkadaş?)

- Müslümanlara yapılan alay işkence ve ambargo döneminin adı nedir?
- Bozkurt (Boykot demek istiyor)

- Zorlu sefer diye de bilinen seferin adı nedir?
- Haçlı Seferi  (Çocuğun tek bildiği sefer buysa demek ki..)

- Müslümanlar Mekke'de kimin evinde toplanıyorlardı?
- Ekrem'in evinde (Erkam olmasın o)

Bu kafalar güzel kafalar.. Boş kağıt vermekten iyidir en azından.. Bilmiyor ama gayretli dedikleri bu olsa gerek.. 
Sizce ben bu cevaplara puan vereyim mi vermeyeyim mi ?




Kore Dizileri- Filmleri- Müzikleri (Mim)

1. İlk izlediğiniz Kore dizisi/ dizi hakkında yorumlarınız?

Hemen hemen her Türk gibi ben de Düşlerimin Prensini izledim. Eğlenceli bir diziydi. Başroldeki çocuk kasıntının tekiydi. Bu durumun o karaktere has olduğunu düşünmüştüm. Diğer Kore dizilerini izleyince Kore'de böyle bir salgın olduğunu fark ettim. Allah şifa versin ne diyelim :))

2. İlk oppanız/unniniz?

Çok genç olmadığım için bir oppa ya da unnim olamadı malesef. Büyük ihtimalle onlar beni tanısaydı ben onların unnisi olurdum.

3. OST'sini en beğendiğiniz dizi?
Tartışmasız Kill Me Heal Me diyorum. Çok etkileyici bir Ost idi.

4. Oyunculuğunu beğendiğim Kore'li aktör ve aktristler?

Kill Me Heal Me'deki rolü ile Ji Sung
It's Okay That's Love dizisinde ayakkabı giydirme sahnesindeki rolü ile Jo-in Sung
My Girlfriend is a Gumiho dizisinde gemide terk edilme sahnesi ile Shin Min Ah

5. İlk izlediğiniz Kore Filmi?

Çok fazla Kore filmi seyretmiyorum. İlk izlediğim filmi de hatırlamıyorum. Hatırladığım ilginç ve eğlenceli…

30 Olduk İyi Mi?

Bugün benim doğum günüm.
Annem dahil hiç kimsenin hatırlamadığı bir doğum günü yaşıyorum.
Üstelik 30 oldum. 30 ya 30..
Özünde yeterince travmatik bir durumu iyice travmatik yapmaya ne luzûm vardı sanki..
Bir kişi hatırlasa yeterdi aslında..
Ama Google sağolsun, ilk ve tek sürprizi o yaptı












-Zannediyordum meğer Elinoğlu da hatırlamış, bir sürpriz de ondan geldi- ama beklediklerimden gelmedi, gelemedi.

Tamam Ericson'un Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık evresini yaşıyor olabilirim. Kabul ediyorum. Hayatımın en yalnız yıllarını yaşadığımı da kabul ediyorum. Ama bunu bu kadar yakından hiç hissetmemiştim. Üstelik doğum günü kutlamayı da hiç sevmememe rağmen bugün nedense bekledim. Filmlerdeki gibi bir sahne olsun istedim. Olmadı :))
Ben de gidip kendi pastamı kendim aldım.. 

Pastayı aldığım çocuk bile bana "abla" diye seslendiğine göre hakikaten yaşlandım.. Bu saatten sonra beyaz atlı prensimi bulmam bir mucizeye kaldığına göre yalnız doğum günleri kutlama olayına alışsam iyi olacak..

Yayın…

Serdar Tuncer Style

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..
Henüz pek de popüler olmayan, facebook'da takipçileri ile muhabbet edebilecek imkan ve ortamı bulabilen bir Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

İsmini söyleyince kimsenin tanımadığı fakat TRT'de iftar programı yapıyor dediğimiz de "Hıı o mu, ağzı iyi laf yapıyor, doğru" diye anılan Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

Derdi "Yeni Şeyler Söylemek" olan, yanına Uğur'unu da kondurup programını sunan Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

Muhatabına "Deme Bari" deyip de sıra kendine gelince her bir şeyi söyleyen Serdar Tuncer.
Ardından muhataba "Kurbanım" demeye de çekinmeyen Serdar Tuncer..

Gitmesek de görmesek de işte o Serdar Tuncer, bizim Serdar Tuncer'imiz. (Gerçi bir kaç kez biz gittik, bir kaç kez de o geldi ama muhabbet etmedik, O konuştu biz her zamanki gibi dinledik.) O zaman bu zaman Serdar Tuncer fanıyız işte. Esasında Serdar Tuncer'in fanı olunma…

Şahit Ol Ya Rab!

Hani eskiden evlerde üzerine şöyle yazan bir tablo olurdu:
Bugün Allah için ne yaptın?
Bugün Allah için çok yoruldum.. Ayaklarımın altı sızlıyor, beynim Zonkluyor, aç ve susuzum.. 
İyilik Yap denize at derler, şimdi bunu söyleyerek ne yapıyorsun? Yaptığın doğru mu? diyebilirsiniz. Haklı sualler bunlar. Ama amacım yaptıklarımı saymak değil vicdanımı rahatlatmak belki.. Belki de niyetimi yeniden hatırlatmak kendime..
Bazen hayatın akışına kapılıp gidiyorsun ve neyi ne için yaptığını unutuyorsun. İşte bu zamanlarda sebebleri yüksek sesle söylemek gerekiyor yeniden hatırlamak için.. Dayanma gücünü artırmak için.. Vazgeçmemek için.. Sabretmek için..
Evet bugün Allah için çok yoruldum.. Bu yüzden yorgunum ama mutluyum. Mutlu olmalıyım en azından.. İçimdeki art niyetli kelimeler dizisini boğmalıyım. "değmez bu kadar yorma kendini" dememeli içimdeki ses.. "yoruldun da ne oldu" diye söylenmemeli..
Peygamberimiz sav bile veda hutbesinde "görevimi hakkıyla yaptım mı?" diy…

En Son

En son aldığım şey:  Ekmek, Pirinç ve Tereyağı (Malum artık yalnız yaşıyorum, dolayısıyla her türlü alışveriş de bana bakıyor)En son gittiğim şehir:Bursa (Yılbaşında oradaydım, soğuktu.. Gitmek isteyenlere yazın gitmelerini tavsiye ederim, kışın pek de güzel olmuyormuş oralar..) En son mesaj attığım kişi: Kardeşim (borç para istedim, kardeşler başka ne içindir :) En son yaptığım online alışveriş:İdo bileti aldım. (Bursa'dan dönmek için) En son ne yedim: Tavuk, Pilav En son ne içtim:Su (mütemadiyen su içen biriyimdir) En son gittiğim mekan: Bursa'da Güllüoğlu'na gittik. (Çikolatalı Pastası güzel, tavsiye edilir) En son ne izledim: Yılbaşından kalma programları En son ne okudum:İçimizdeki Şeytan (Hala okumaktayım, gerçi sıktı biraz ama yarım bırakmayı pek sevmem, okumanızı da tavsiye etmem, daha gerekli şeyler yapabilirsiniz) En son neye güldüm: Büşra'ya (hala kızı olur kendileri, beni güldürmeyi başaran nadir insanlardandır) En son neye ağladım: Annemi özlediğim için ağladım. (İ…

Gez Dünyayı Gör Bursa'yı

Tarihe not.. (Son 4 gün)
2015 de Bursa'ya gidip  2016'da İstanbul'a döndüm. 
Gezi üç gün sürse de koskoca bir yıl geçti aradan :)) bu da acayip bir duyguymuş ha..
Yolculuğu deniz otobüsü ile yapmayı planlıyordum. Ama hayat planladıkların değil başına gelenlerdir bilirsiniz. Seferler iptal oldu mesajını alınca büyük bir hüsran yaşasam da şoku kısa sürede atlattım. Aldığım kararlardan kolay vazgeçen biri olmadım olamıyorum. Deniz otobüsü olmazsa kara olur dedim ve yarım saat içinde kendimi otogarda buldum. Ama ağır hava şartları nedeniyle 3 saatlik yolculuk 6 saatte tamamlandı. Geç olsun güç olmasın, morali bozmadım. Yolda bol bol kitap okudum. Hatta bir kitap bitirip diğerine başladım desem abartmış olmam.. İkinci kitabın en heyecanlı yerinde Bursa'ya ulaştık.
Karnımı doyurup ısındıktan sonra sohbet muhabbet ardından yatıp uyuduk. Ertesi gün kendimizi Cumalıkızık'ta bulduk.. Nam-ı değer "Kınalı Kar"..

Zamanında hiç kaçırmadan izlediğim dizilerden biriydi. Ali …