Ana içeriğe atla

Mim Yazmak Kendi Kendine Röportaj Yapmak Gibi


"Piyasada çok döndü bu mim sanırım herkes yaptı. Ama yapmayıp hemde yapmayı çok isteyen birileri varsa onlara pasladım :D" diyen bir "Özenti" blogger arkadaşın mimini üzerime alınıp yapasım geldi.. Bakalım neler çıkacak..

-Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?

Sadece bir kaç kişiye bahsettim. Bir şeyler karalıyorum dedim fakat nerede olduğunu söylemedim.


-Neden blog yazıyorsunuz?
 
Kalemle yazmayı öğretenin hatırına..
12 yaşından beri günlük tutarım. Gerçi bu durum zamanla aylık hatta yıllığa dönse de bugüne kadar istikrarlı bir şekilde yazma faliyetlerine devam ettim. Bir ara "Space" popülerdi. İşte tam da o zamanlar yazma eylemimi interaktif ortama taşıdım. Hatta bir internet sitesinde kısa süreli köşe yazarlığı bile yapmışlığım var :)) Sonunda bloggerla tanıştım. Yazma eylemlerimi burada devam ettirme kararı aldım.


  -İlk yazınız ve son yazınız arasında nasıl fark var?
 
Aslında blogger bazında bakarsak çok fark yok ama "günlük" geçmişime dönecek olursak ilk yazdığım şey arkadaşlarla oynadığımız saklambaç oyunu ile ilgiliydi. Bu nedenle yazılarım, konulardan tut ifadelere kadar bir çok evrimsel devre atlatmış sayılır. Yani çok fark var.


-Blog yazmak normal yaşantınıza ne kattı?
 
Hayatımı "normal" ya da "anormal" diye ayırmıyorum. Genel olarak "yazmak" hayatıma çok şey katıyor. Yazmak kendi kendinle konuşmak gibi bence. Bir tür terapi. Bazen içini dökmek, bazen içine dönmek.. Bu nedenle yazmak hayatıma "hayat" katıyor.

-Yakın arkadaşlarınıza blog yazmayı önerir misiniz?
 
Önermem mi? Herkes yazmalı bence. Kendi için yazmalı önce.. Sonrası Allah kerim..


-Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

 
Kaynağım "hayat". Bazen bir olay, bazen bir kitap cümlesi, bazen bir haber, bazen neşem, üzüntüm ya da endişem..

-Diğer blog sahipleriyle iyi iletişim kurabiliyor musunuz?

Çok fazla blog takip ettiğim söylenemez. Düzenli olarak takip ettiğim on kadar blog var. Hemen hemen bütün yazılarını okuyorum. Yorum yazmayı seviyorum. İyi gibiyiz herhalde. Onlara sormak lazım :))


-Şikayetçi olduğunuz konular var mı?
 
Blogger'la ilgili bir şikayet soruluyorsa evet var. Yazdığım yorumlara yapılan cevaplara bildirim almak isterdim. Böyle bir şey var da haberim yoksa bilgilendirin lütfen beni. Bu konuda muzdaribim :)



Ben de bu mim'i okuyup da blogger sahibi olan herkese paslayayım madem..

Yorumlar

  1. Bloglarda gmail adres ile yorum yazdığınızda "beni bilgilendiri" işaretlerseniz sizin yaptığınız konuya gelen yorumların hepsi gmail adresine mesaj olarak gelir. " Sosyal" kısmına..( Bilmiyorum sorunuzu doğru mu anladım yoksa daha farklı mı birşeyden mi bahsettiğiz? )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Beni Bilgiledir" yazısını şimdi gördüm. Bir deneyeyim bakalım olacak mı? Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Rica ederim ne demek :) Bu arada yukarıda yorumumu ne kadar bozuk cümlelerle yazmışım yorum yazarken aynı anda anneme cevap veriyordum da :D :D

      Sil
    3. Sıkıntı yok ya.. Gayet anlaşılır bir yorumdu :-)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))