Ana içeriğe atla

Anlıyorum Ama Konuşamıyorum


Eminönün'de oturmuş oruç bozanları ve orucun bozduklarını seyrediyordum. Baktım karşıdan iki Koreli kadın bana doğru yaklaşıyor. Zihnimde "onca insanın arasından neden ben?" sorusunu cevaplamaya çalışırken onlar çoktan " Excuse me" diyerek söze girmiş her on turistten dokuzunun sorduğu malum soruyu sormuştu bile. 

- Grand Bazaar'a nasıl gidebiliriz?

Soruların nereden çıkacağını bilip de cevaplarına çalışmadan sınava giren öğrenci modunda etrafıma bakındım. Amma ve lakin kopya çekecek tek bir Allah'ın kulu yoktu. Baktım olacak gibi değil, malum Türk zekasının ürünü olan bir faaliyete adım attım. Yerimden kalktım ve "Follow Me" diyerek  ellerinden tutup onları gidecekleri yere kadar götürmeye yeltendim. Halbuki tek yapmam gereken " 미안합니다 (Biyane) No speak English" diyip olay yerini terk etmekti. Fakat artık çok geçti. Üstelik ikinci ateş hiç ummadık anda geldi. 

 -Oraya ne kadar zamanda gidebiliriz?

 Diğerine göre daha zor bir soru. Şimdi ne yapacaktım bilemiyordum. Bir an duraksadım ardından "İstediğimiz sorudan başlayabilir miyiz öğretmenim. Bunlar şıklı değil ama öğretmenim" gibi sınavı kaynatmaya çalışan öğrenciler gibi davranmaya başladım. Biliyordum ki "takriben"in ingilizcesini kırk yıl düşünsem bulamazdım. 

-Takriben 15-20 dakikaya..

Evet, cevap buydu. Bu kadar basitti aslında. Fakat ben " 어떻게 oddoke oddoke" diyerek haykırmak istiyordum. Ağlasam sesimi duyarlar mıydı mısralarımda bilemiyordum.

 -Grand Bazaar uzak ben sizi Popcorn Bazaar'a götüreyim. Orası da mini grad sayılır..

diyerek en azından boş kağıt vermeyeyim istedim ama olmayan ingilizcem buna da el vermedi. Son çare Tramvay'ın gittiği demiryolu'nu gösterip 

- burayı follow, sonra kime sorsanız gösterir..

dedim, çinguları gönderdim. Eee ne diyelim, inşallah onlar ermiştir Grand'ına biz de çıkarız kerevetine.. :))




Yorumlar

  1. "Takriben haha" ... Anlayıpta konuşamamak durumu arapçada çalışıyorum.Eskiden bu sözü duyunca şöyle derdim "anlayan konuşurda" boş bahane ama cidden varmış böyle bir durum yaşayınca anlamaya başladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konuşmak pratik isteyen bir durum ve daha az heyecan, hızlı düşünme.. Bu eksiklikler elimizi ayağımızı bağlıyor.

      Sil
  2. Ne kadar çaresiz kalıyor insan böyle durumlarda ..Heee aslında benim de bir dilim var!diye haykırasım var :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tez zamanda google translate gibi uygulamaların geliştirilmesi gerekli. Konuşulanları dinlettiğimizde bize tercüme edecek bizimkileri de karşıya doğru düzgün aktaracak bir uygulama geliştirilir de telefonlarımıza bunu indirebilirsek sorunun büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyorum. Az daha sabır :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))