Ana içeriğe atla

Bakar Çekerlik Derecesi Gittikçe Yükseliyor

..Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşk kağıda yazılmıyor mihriban..

..Resmimi çeke çeke her dem

Gözlerini çeke çeke benden..

Yukarıda sizler için bir türkü ve bir de şarkıdan iki mısra paylaştım. İlk bakışta bir anlam ilişkisi kuramamış olabilirsiniz ama aşağıdaki yazıyı tamamladığınızda yukarıdaki paylaşım sizin için bir şeyler ifade edecektir.


Malumunuz son yüzyılın ilk çeyreğinde, Okur Yazarlık yerini Bakar Çekerlik'e bıraktı. Yeni çağda insanlar okuduklarını anlama, anladığını anlatma, duygularını kağıda dökme, döktürme gibi eylemlerden oldukça uzaklar. Şimdilerde her kişi ruh halini bir fotoğraf karesi ve ya kısa süreli videolar ile anlatmakta. Muhatap ise bu ruh haline karşı tepkisini, küçük resimler diye Türkçeye çevirebileceğimiz imojiler ile vermekte. Yazının icadından önceki "ilkel çağlar" diye isimlendireceğimiz çağlara geri dönüş akımı içerisinde bilinçsizce sürüklenip gitmekteyiz. Hani o dönemlerde de "tabletli eğitim" pek bi modaydı. İnsanlar taştan tabletlere duygularını resimler çizerek anlatırlardı. "akıllı tahtaları" hatta "duvar yazıları" dahi vardı. Evlerinin duvarlarına kazıdıkları "resimli durum bildirimleri" çağlara meydan okuyup günümüze kadar ulaştı. 



Şimdilerde ise kalemi kuvvetli olanların yerini efekti ve karesi kuvvetli olanlar aldı. İnsanların konuşa konuşa hayvanların koklaşa koklaşa anlaştığı çağlar çoktan kapandı. Artık bakışa çekişe anlaşma devrindeyiz. Ya bir fotoğraf çekip ya da o fotoğrafa bakıp like atarak anlaştığımız bu çağa ne ad verirler bilmem ama bana bıraksalar "son-el çağı" diye isimlendirmek isterim. Hani her nefis doğar büyür ölür ya. Hani insan, bu evreleri yaşarken önce bebek sonra çocuk, genç, yaşlı olur ya. Hani kişi yaşlandıkça çocukluğuna döner ya. Bu çağ da insanlık tarihinin yaşlılık çağı gibi. İlk-el çağlarına geri dönen insan son demlerini yaşıyor sanırsam.

Peki ben bu yazıyı neden yazıyorum? Yazı yazma eylemi yerine fotoğraf çekme işi varken.. 

Hala eski çağlara özlem duyan, okuyup yazma eylemlerini bakıp çekme fiillerinin önüne koyan, bunları onlardan daha değerli bulan bir nesil varsa diye yazıyorum.. Kalemle yazmayı öğretene şükr olsun diye yazıyorum. Bu filmi çok sevdiğim, sonu gelmesin istediğim için yazıyorum. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))