초능력자 - Haunters - Medyum

O bir Güney Kore Filmi..
Aksiyon-Gerilim arası bir şey yapmaya çalışmışlar ama olmamış, yine de komedi niyetine gideri yok değil hani. Nedendir bilinmez korkunç bir tip hayal edince Korelilerin aklına renkli gözler geliyor. Burada da farklı frekansa geçiş yapan kötü adamımızın gözleri ister istemez renkleniyor. Güya insanları gözleri ile etkileyebiliyor ama ne hikmetse bunu insanlara bakmadan  da yapabiliyor. Yapsın helal olsun sonuçta bir Kore filminde böyle fantezilere her zaman yer vardır ama ya bizim Müslüman Türk'ü temsil eden Enes Hyung'a ne demeli. Koreli emniyet mensuplarının bile inanmadığı bu enteresan olaya ilk inanan Enes (Ali) oluyor. 
Bizim Ali, başroldeki Polat Alemdar'ın çakmasına : "Abi, etme eyleme böyle şeylere inanma" demiyor diyemiyor. En azından "bu, olsa olsa cinlenmiş biridir. Bir hocaya gidelim bir muska yaptıralım" filan demesi gerekmez miydi? Bence daha inandırıcı olurdu.

Aslında bu filmde Ali'nin neden olduğunu da anlamış değilim. Ali abimiz bir sahnede namaz kılıyor bir diğerinde içki içmediğini söylüyor başka bir sahnede de "uzun ince bir yolda" türküsü ile baş roldeki "ölümsüz" kahramanımızı derinlere daldırıp daldırıp çıkarıyor. İyi de bunları neden yapıyor. Yani filmin ana konusu ile ne alakası var. Hiç...
"Yönetmen Müslüman mı acaba? Bu bir tebliğ hareketi olabilir mi? " gibi sorular aklımdan bir hışımda gelip geçmedi değil.
Yok yok, amaç subliminal mesaj vermek olamaz değil mi?








Her durumda, Türk sinemasında bile görmeye alışkın olmadığımız bu sahneler için yönetmenimize komoo diyorum. Filmi değil ama bu sahneleri izleyebilirsiniz. Milli ve manevi duygularınızın okşanmaya ihtiyacı varsa tabi..

Yorumlar