Miladi mi Hicri mi?

Miladi takvimin kabulü ile kadınlar şekil-a'daki pozisyona dikey geçiş yapmışken erkekler hicri takvimin etkisinden çıkmayı başaramamıştı. 
Kadın "hayat müşterek kocacım" derken erkek "yemek nerde kaldı ben çok açım" diye homurdanıyordu. Yine kadın, "devir değişti" yalanına kendini kaptırmış giderken erkek, "biz babadan böyle gördük" anlayışı ile ayakta kalmaya direnmeye çalışıyordu.
O kadın ki hicri takvimin hüküm sürdüğü yıllarda kocasına ismi ile hitap etmez "efendi" "bey" "paşa" gibi lakaplarla seslenirdi. Takvim değişti de ne oldu diyeceksiniz. Aslında değişen pek birşey yok. Kadın yine kocasına ismi ile hitap etmiyor fakat yeni lakaplar eskilerinin yerini fazlasıyla dolduruyor hatta yeri geliyor da bardağı bile taşırıyor. Misal, erkeklerin "çiçeğim, gülüm" gibi bitkisel iltifatları karşısında kadınlar da erkeklere bitkisel lakaplarla karşılık veriyor asla altta kalmıyorlar. "Odun, kalas,kereste,balta" bunlardan sadece bir kaçı. Hatta botanik aleminden seçmeler içindeki sevgiyi ifade etmeye yetmeyince hayvanlar alemine geçiş yapıyor bir güzel rahatlıyorlar. Önce "hayvaaan" diye bir ses duyuluyor. Adam merak ediyor "acaba hangi hayvan? Sonuçta aslan da bir hayvan değil mi?" Kadın, onu fazla merakta bırakmıyor "öküz, ayı, eşek.." diye soruya cevap veriyor. Cevabını fazlasıyla alan erkek "ah ulan" diyor içinden "şu takvim değişmeseydi sen görürdün gününü. Hatta sadece sen değil diğer üçü de görürdü, dua et takvim değişti"
Hanımlar dua edin takvim değişti :-)

Erkekler size de ne diyelim "geçmiş olsun" ama gerçekten geçmiş olsun. Belki yine takvim değişir geçmiş olur eski "saltanat"ıza kavuşursunuz. Zira saltanat tedavülden kaldırılırken sizin saltanatınızı da kaldırmışlar. 
Geçmiş Olsun...



Yorumlar