İstanbulu Fethetmek

İstanbullu olduğumdan beri gezmelere doyamıyorum. Hafta sonları, hafta içlerinden daha yorucu geçiyor.
Son üç haftaya bir boğaz turu, bir Eminönü gezisi bir Süleymaniye esintisi, bir Akvaryum mucizesi,  bir Eyüp huzuru bir Üsküdar manzarası bir bir bir.. daha neler neler sığdırdım. Yakında blog yazılarımın ana teması "İstanbul' da gezilecek, görülecek mekanlar" olabilir dikkatinize :-) Bu şehirde yapacak çok şey var ve 24 saat bu şehir için çok kısa. Keşke Rabbim zaman konusunda İstanbullulara bir lütuf bahşetse de burada yaşayanlar için günler 48 saate çıkartılsa mesela.. Ne güzel olurdu :-)
Yukarıdaki fotoğraf İstanbul'un fethini gerçekleştirme projemin keşif turlarına ait bir kare.. Bismillahı bu kare ile attıktan sonra "Gazamız mübarek olsun" diye Eyüp'te kına yaktım:
 Meğer Istanbullular dört gözle benim gelmemi bekliyorlarmış. Bakınız: Çiçeklerle karşılandım :-)


Öğretmenler Günü diye bir şey varmış. Yıllar geçmiş unutmuşum. Arada bunu tekrar hatırladım:


Bir insan sevgiden nasıl ölebilir'i canlı canlı yaşadım. Son derste "duydunuz zilin sesini" mevzusu bahis olmasaydı şu an bu yazıyı yazamayabilirdim.. Bu arada İstanbulu fethedemedim ama gönülleri fethettim galiba:

 Şu kelebekli kupa ve Kuğulu biblo öyle söyIüyor bana :-)


Yorumlar

Yorum Gönder