İstanbul'u Fethetmek 2

Eveeet.. Kendime yeni bir bilgisayar aldım nihayet. Artık yeni blog yazılarımı daha özgürce yazabileceğim. Telefondan yazmak ne zordu be.. Ne yorucuydu.. 

Öncelikle, geçenlerde başlattığım İstanbul temalı yazılarımının sıklığında önemli bir artış olacağının haberini vereyim. Biliniz ki benim dünyada ilk ve tek aşkım İstanbul'dur. İlk aşkına kavuşan nadir insanlardan olma mutluluğunu yaşıyorum hamdolsun. Fatih Sultan Mehmet'e sormuşlar, "Neden İstanbul'u fethettiniz?" diye. "Önce o, benim gönlümü fethetti" demiş. Bende de durum farksız değil. Bütün suç İstanbul'un.. Bütün kabahat onun.. Anamdan babamdan öz vatanımdan ayırdı beni.. İnsan özvatanından ayrılırsa gittiği yer gurbettir, değil mi? Hayır, ben gurbette değilim. Burası da benim evim. Evimdeyim.

Bugün cumartesi, İstanbul'da yağmur.. Sahil sessiz ve sakin. Bir ben varım etrafta bir de balıkçılar..
Küçük bir tekne gördüm. İşte bu benim dedim. Ben tıpkı böyleyim. Sakin, sıcak, samimi.. Büyük bir şehirde küçük bir ev gibi.. Tam da böyle hissediyorum kendimi.. 

Oturdum banklardan birine seyrettim denizi.. Üzerimde herkesin bayılıp nereden aldın diye sorduğu hırkam ve ona uygun çantam.. Nihayet İstanbul'da rüzgar var. Başörtüm uçuşuyor nihayet. Nihayet üşüyorum. Ben, en az İstanbul kadar soğuğu da seviyorum.. 


(Hırkamı pazardan aldım çantamı da öyle.. Ama soranlara sakın söylemeyin böyle.. Aramızda :)) 
Bugünlük bu kadar olsun.. Cin Ali Tatil'de ya da Kezban Paris'te gibi Ben de Semavi İstanbul'da serisi ile huzurlarınızdayım. Beni okumaya devam edin..

Yorumlar

  1. Bir insan yavrusunu sevmek te bambaşka. Anlaşılan insanlardan soğumaya başlayınca İstanbulla olacaksın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul gibi bir insan yavrusu çıktı da karşıma ben mi sevmedim :))

      Sil
    2. E biz de deniz gibi biri çıksın dedik, denize müptela kaldık. Deniz için memleket bile değiştik :D
      Nasip.

      Sil

Yorum Gönder