Ana içeriğe atla

Kitap Notlarım


Öğretmen arkadaşlarla bir okuma grubu oluşturduk. Haftada en az 200 sayfa kitap okumaya çalışıyoruz. Bundan sonra okuduğum kitaplardan alıntılar yaptığım postlar da yayımlamak istiyorum. Hoşunuza giderse siz de o kitapları okuyabilirsiniz.
Bu etkinliği başlatalı iki hafta oldu. Şimdiden üç kitap okudum.
İlk kitabım"İstiklal Mahkemelerinde" isimli Eşref Edip'in hatırat kitabıydı. Kitaptaki en etkileyici cümle:

"Sorunlar karşısında çökmemeli sorunları çökertmeli" cümlesiydi. 

Ayrıca Şöyle bir cümle vardı ki ne kadar haklıydı aslında :

"Bilenler söylemiyor
Bilmeyenler uyduruyor
İşte hep hakikatler böyle karanlıklar içinde boğulup kayboluyor."

Ardından "İçimizdeki Şeytan" adında Sabahattin Ali'nin kaleminden çıkmış bir roman okudum. Okumanızı tavsiye etmem, bence vakit kaybıydı. Kitaptaki en etkileyici cümle bile şuydu:

"İctimai bünyemizin teşekkülünde mühim amil olan bu donelerin kütle psikolojisi üzerinde de maşeri tefekkürün tekevvününde nasıl bir seyir ile müessir olduklarını romanlarımda uzun uzadıya teşrih etmiştim."

Evet bu cümleyi Türkçe'ye çevirmem bile bir on dakikamı aldı. Günümüz Türkçesinde karşılığının şöyle bir şey olduğunu düşünüyorum:

 "Toplumsal yapımızın oluşmasında önemli bir unsur olan bu verilerin kamuoyunun düşünce yapısının oluşmasında da nasıl bir yol ile etkili olduğunu romanlarımda uzunca açıklamıştım."

İşte bu cümle özü itibari ile pek bir anlam ifade etmese de kendilerini anlamada harcadığım zaman itibari ile benim için unutulmazlar arasına girdi. Ardından malum kitaptan soğudum. Yeni bir kitaba başlama kararı aldım. Yaklaşık iki sene evvel ilk cildini okuyup hemen ikinci cildini de kütüphaneme eklediğim "Esma-i Hüsna"kitabını nihayet elime alabildim. Uzun zamandır bunu bekliyordum fakat çok yoğun bir-iki sene geçirmiş olmam bu vuslatı sürekli geciktirdi. Nihayet kavuştuk. Kitap henüz bitmedi. Şimdiden bir kaç cümle paylaşmak istiyorum. Sonra kitapla ilgili ayrıca bir post yazarım.

"Hayat değdiği yere parmak izi bırakır.
Hayatın yaratıcısını görmezden gelenler hayatın büyüsüne kapılmışlardır. Evet bu tam anlamıyla bir kapılma, sürüklenmedir.
Ölümü taşıyabilmesi için aklın altına güçlü bir destek vermek gerekir.
Zamansız zamanlarda mekansız mekanlarda varlar yoka yoklar vara kalbolur.
İnsan ölmez o sadece ölümü tadar. (her nefis ölümü tadacaktır)
Sureti insan olan canlıya beşer, sireti insan olan canlıya adem denir"

Bugünlük bu kadar. Yeni postlarda buluşmak dileğiyle..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))