Ana içeriğe atla

Serdar Tuncer Style










Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

Henüz pek de popüler olmayan, facebook'da takipçileri ile muhabbet edebilecek imkan ve ortamı bulabilen bir Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

İsmini söyleyince kimsenin tanımadığı fakat TRT'de iftar programı yapıyor dediğimiz de "Hıı o mu, ağzı iyi laf yapıyor, doğru" diye anılan Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

Derdi "Yeni Şeyler Söylemek" olan, yanına Uğur'unu da kondurup programını sunan Serdar Tuncer.

Orada bir Serdar Tuncer var uzakta..

Muhatabına "Deme Bari" deyip de sıra kendine gelince her bir şeyi söyleyen Serdar Tuncer.
Ardından muhataba "Kurbanım" demeye de çekinmeyen Serdar Tuncer..

Gitmesek de görmesek de işte o Serdar Tuncer, bizim Serdar Tuncer'imiz. 
(Gerçi bir kaç kez biz gittik, bir kaç kez de o geldi ama muhabbet etmedik, O konuştu biz her zamanki gibi dinledik.) O zaman bu zaman Serdar Tuncer fanıyız işte. Esasında Serdar Tuncer'in fanı olunmaz olunsa olunsa yareni olunur herhalde.

Bir vardı bir yoktu evvel zaman kalbur saman derken Serdar Tuncer de "meşhur" oldu. (Daha popüler oldu, takipçi sayısı arttı, belki programlardan aldığı ücret arttı filan) Gel zaman git zaman iş güç hayat gailesi derken Serdar Abi'nin sevenleri de çoğalınca "artık bize ihtiyacı yoktur" diyerek şehirli olduk, köyümüzü unuttuk.


Günlerden bir gün Ferdi Tayfur çaldı fonda.. Hadi gel köyümüze geri dönelim diyordu. Dönmemek olmazdı, özlemiştik de hem. Baktık şöyle uzaktan, köy bıraktığımız gibi, hiç değişmemiş. Belki daha bile güzelleşmiş. Bu duyguyu iki insan da yaşıyoruz biz. Bazen kızıyoruz, küsüyoruz içimizden. Fare dağa küsmüş muhabbeti. Sonra dayanamayıp barışıyoruz yeniden. (ikincisi birincisinden daha meşhur biri, ismini buraya yazıp kıskandırmayayım şimdi abimi)

Biz aslında köyü sevmiyoruz, köydeki ağacı seviyoruz galiba. Bacası tüten evi, bilmem kimin hayratıdır yazan o eski çeşmeyi.. Biz köyü değil köyün tarlasını, bahçesini, kıraathanesini seviyoruz.

Keşke o köy bu kadar uzakta olmasa diyoruz bazen. İstediğimiz zaman gidebileceğimiz, görebileceğimiz, muhteşem manzarasına karşı kıtlama çay içebileceğimiz bir köy olsa..

Velhasılı kelam; keşke hayatımızda böyle bir abi, böyle bir baba, böyle bir kardeş, böyle bir yoldaş olsa diyoruz. Aslında hayran olduğumuz Serdar Tuncer değil, hayran olduğumuz SerdarTuncerStyle :)) Onun bir alt sürümüne de razıyız. Marka olmasa da olur yani. Aynı özelliklere sahip olsun, bizim olsun. Çünkü biz de onun gibi düşünüyor ama onun gibi anlatamıyoruz üstelik onun gibi anlatan bir arkadaş bir dostta bulamıyoruz. Muhabbetimiz eksik..

Herkes başkasındaki mala mülke özenir biz de hitabete, sohbete, muhabbete özeniyoruz işte. 

Acaba Allah'tan çok mu şey istiyoruz?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))