Ana içeriğe atla

Nayır, Nolamaaaazzz!!!


"Her hayırda bir hayır vardır" başlıklı yazımda "hayır" diyememe problemimden bahsetmiştim. Hatırlayanlarınız vardır belki. Sorunumu, çalıştığım okulun rehber öğretmeni ile paylaşınca bana, "Sınırlar" isimli bir kitap tavsiye etti. Psikolojik terapilerde "kitap, film" gibi materyallerle tedavi yöntemleri olduğunu "eğitim psikolojisi" ve "rehberlik" derslerinden bilmekteyim. "Yüz yüze bir terapidense böylesi daha iyi" diye düşünerek kitabı okumaya karar verdim. Henüz kitabın yüzüncü sayfasındayım. Daha sorunu teşhis aşamasında sayılırım.Tedavi yöntemlerine geçmiş değilim. Kitap kalın. Sonuna doğru sorunlarımdan halâs olmayı umuyorum. Bugün ki yazımı benimle aynı dertten muzdarip olanlar için yazıyorum. Kitaptan bir kaç bölüm paylaşacağım sizlerle. Bakın bakalım bu durumlar sizin de başınıza geliyor mu? Şu allame-i cihanda yalnız olmadığımı görmek istiyorum :))


Neden "Hayır" diyemiyorsun?

1. Sevgiyi kaybetme korkun var. (Hayır dersem artık beni sevmez)
2. Öfkeden korkuyorsun. (Bu saatten sonra hayır deyip kimseden azar işitemem)
3. Yalnız kalmaktan korkuyorsun. (Zaten bir tek onlar var onlar da giderse ne yaparım)
4. İçindeki iyiyi kaybetmekten korkuyorsun. (Hayır dersem kötülük etmiş olurum)
5. Suçluluk duyuyorsun. (Hayır dediğimde çok kötü hissediyorum)
6. Geri ödemek istiyorsun. (Onun bana ne çok emeği var nasıl hayır derim)
7. Kendini onunla özdeşleştiriyorsun. (Onun yerinde ben de olsam hayır lafından çok kırılırdım)

Bir insanda bunların hepsi bir arada olur mu? "Sanki beni anlatıyor" dediğinizi duyar gibiyim. En azından ben öyle dedim. Peki yazar sonunda bana ne dedi?

"İNCİTMEK VE ZARAR VERMEK FARKLI ŞEYLERDİR."

-Nasıl yani? dedim.

-Sen hiç dişçiye gittin mi? dedi.
-Evet, dedim.
-Sana zarar verdi mi? dedi.
-Hayır, dedim.
-Peki dişini çürüten o şekerleri hatırlıyor musun? dedi.
-Evet, dedim. 
-Seni incitti mi? dedi.
-Hayır, aksine çok tatlıydılar, dedim.
- İşte ben de bunu söylüyorum, dedi. 
-İncitmekle zarar vermek farklı şeylerdir.

Burada kaldım.. Kitabı okumaya devam ediyorum. Bu konuda belki bir üçüncü post yazarım. Umarım farkındalığınızı artıran bir yazı olmuştur. Allah'a emanetsiniz..


Yorumlar

  1. Aynı ben :)
    Hep kendimizi yıptattik
    Bazen iyilere ,bazende hiç degmeyecek insanlara....
    Yapacak birşey yok biz hep böyleyiz. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapacak bir şeyler varmış.. Ben öğreneyim, sizi de bilgilendireceğim :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))