Alzheimer Bulaşıcı Mı?


Mevzu bahis "dalgın kadınlar"
Kadınların dalgınlığı hususuna Kur'an'da dahi değinilmiştir. İstisnalar kaidei bozmamakla birlikte bu hakikate inanmaktayım. Dalgınlık eşiğimizin düşük olmasının elbette türlü türlü sebepleri mevcut. Aynı anda bir çok iş yapmak zorunda olma durumu da bu eşiği yerle bir etmeye yetiyor. Geçmişte çift anadal yapma gibi bir hataya kurban gitmişliğim var. Geçmiş derken yakın geçmiş. Bu nedenle henüz izleri geçmiş değil.. O zamanlar kitaplarımı, telefonumu hatta kendimi bile okulda unuttuğum oluyordu. Erken yaşta bunama hastalığı ile başbaşa kaldığımı düşünüp kendime çokça üzüldüğüm olmuştur. İş yüküm azalınca unutkanlık ve dalgınlık problemlerimde de nisbeten azalma oldu. Ta ki bu aya kadar.

Geçtiğimiz ay yani mart ayı içerisinde iki kez anahtarı kapıda unutma bir kez de dosyalarımı okulda unutma vukuatına imzamı atınca "hayda döndük mü eski günlere yine.." cümlesi dilimden endişe ve korku ile birlikte döküldü. Geçen hafta "Beyaz Show"a konuk olan Kırgın Çiçekler'in Gökhan'ı, iş yoğunluğu nedeniyle yaşadığı "unutma hikayesini" anlatınca yalnız olmadığımı anladım ve rahatladım.. 

Bugün de ev arkadaşımı "genç yaşta bunayanlar derneğine" üye yapmış bulunmaktayım. Alzheimer hastalığının bulaşıcı olduğunu bilmiyordunuz değil mi? Şimdi öğrendiniz işte :)) 

Bu konuda en güzel hikayeler ondaymış meğer. Ben dinlerken çok eğlendim. Kendisinden izinli olarak bunları sizinle paylaşmak istedim. Anlatıyorum :)

Ev arkadaşım yoğun bir çalışma temposunun ardından bir ödeme işini halletmek için bankanın yolunu tutmuş. Sıra kendine gelince ödemeyi yapacağı numarayı göstermek için görevli memura telefonunu vermiş. Telefonu verdikten iki saniye sonra telefonunu çantasında aramaya başlamış, ardından nerede unuttuğu yönünde tahminler yürütürken bulmuş kendini. Sonunda dayanamayıp "memur bey, size numaramı versem beni arar mısınız?" demiş. Memur şaşkın tabi, " Nasıl yani?" demiş.. Büyük ihtimalle bir çıkma teklifi olarak algılamış mevzuyu :)) Arkadaşım "telefonumu kaybettim de bir çaldırsanız olmaz mı?" demiş. Memur, yüzünde o malum gülümseme elinde cep telefonu arkadaşımın yüzüne bakınca film orada kopmuş.. Gerisini hatırlamak dahi istemiyor.. :))

Üstelik bu onun ilk vukuatı da değilmiş. Ben bu hikayenin tadını çıkarmakla meşgulken o yeni bir bomba daha patlattı. Yine çok yoğun bir günün ardından minibüse binmiş eve dönüyormuş. Minibüste ondan başka kimse de yokmuş üstelik. Şoföre parayı uzatıp "iki kişi alır mısınız?" deyince Şoför, korkulu ve endişeli gözlerle "bakırköy mü abla" bakışı atmış. Şimdilerde şizofrene bağlamadan ineceği durağa geldiği için kendini çok şanslı hissetmekle meşgul..:))

Bizim hikayeler böyle. Siz de "erken yaşta bunayanlar klubündenseniz, anınızla bekleriz.. :))

Yorumlar

  1. Bir unutkanlik veya dalginlik itirafi da benden gelsin.sinif ogretmeniyim.okulda sinifimin kapisi ile mudurumun kapisi yan yana.mudurumun odasina bisey soylemek icin iceri girmistim odadan ciktim kendi sinifimin kapisini caldim.ben bunuyor muyum diye dusunurken ogrencilerim ogretmenim niye kendi kendinize guluyorsunuz dediler.bu arada yas daha 26

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da güzelmiş :)).. Yaş ve vaka sonrası verilen tepkiler benzer :)) Klübümüze hoşgeldin :))

      Sil
    2. Bu arada benim de kendi sınıfımın kapısını çalmışlığım var :)Yalnız değilsin..

      Sil
  2. yalnız olmadığıma sevindim :)

    YanıtlaSil
  3. buharı üstünde bir ani benimkisi ; akşam bulaşığını yıkadıktan sonra oturdum elime kitabımı aldım tam okumaya başladım. 15 dakika sonra babam geldi ve çeşmeyi açık bırakmışsın bunadın dedi anneme :D :D Annem direk gözleri bana cevirip erken başlamışşsın kızım dedi :D :D yalnız değilsin bu dünyada :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız değiliz :)) Gerçekten böyle bir klüp kursak mı diye düşünmüyor değilim :)

      Sil

Yorum Gönder