İnsan Bir Kere Ölür

İstanbul'a hastayım.. Artık bunu hepiniz biliyorsunuz :)) 
Ayrıca İstanbul'da hastayım.. Bundan da az çok haberiniz var..
Bir ara domuz gribi olduğuma dair bir post yazmıştım. Bu grip domuz gribi mi bilinmez ama geldiği gibi gitmiyor onu iyi biliyorum. Beni çok sevdi kerata :)) Gidip gidip geliyor.. Eylül'den sonra bu beşinci grip vakam.. Alıştım artık takmıyorum. Aklına estikçe gelip gitmesini arsızlığına veriyorum..

Neyse efendim hasta hasta haftasonu ne yapılır? Çamaşır, bulaşık, temizlik, yemek ve alışveriş dışında tabi :) (bunlar boynumuzun borcu, hastalık filan dinlemiyor) Ben de bu mevzuları hallettikten sonra oturdum dizi izleyeyim dedim. Türk televizyonlarında aradığımı bulamadığımdan Kore televizyonlarına dadandığım doğrudur. Koreliler bakmış "Güneşli Diziler" tutuyor, "Güneşin Torunları" diye bir dizi yapmışlar. (Al işte bizden çalmışlar.. Onca zaman Güneşi Bekledik, Güneşin Kızları geldi.. Torunları da Kore'ye gitmiş, şimdi haberdar olduk) Dizi hakkında daha önce bir post yazmıştım. Ondan sonra diziyi bir bıraktım pir bıraktım hala elim başlat tuşuna gitmiyor. Ve fakat duydum ki Türkiye'de Akparti'ye oy verenlerin oranı kadar Kore'de bu diziyi izleyenlerin oranı varmış.. Henüz bitirmediğim için çok yorum yapmak istemesem de on bölümlüklük geçmişimden yola çıkarak şu yorumu yapabilirim:  klişe konusuna rağmen kaliteli seneryo ve dialogları diziyi izletmekte büyük etki oluşturmuş olabilir. Dedim ya bu dizi Kore dizisi görünümlü bir Amerikan dizisiydi. Eee korelilerin amerika hayranlığı da ortada..

Bu dizi hakkında son sözlerimi diziyi bitirince söyleyeceğim. Asıl bugün anlatmak istediğim başka bir dizi vardı. Biraz da ondan bahsedeyim. Dizinin adı : Please Come Back..
Dizi,aynı zaman dilimlerinde ölen iki adamın ikinci bir şans isteyip dünyaya başka bedenlerle geri dönmesi ile başlıyor. Konu ilginç. Türkiye'de çekilme ihtimali bile olmayan bir konu olunca izleyeyim dedim. Dizinin İslami inanç esaslarına tamamen zıt karakterde olduğunu baştan söyleyeyim. Malum biz de ikinci şans, başka bedenleri kullanma, vaktinden önce ya da sonra ölme gibi mevzular la mümkündür. Bu dizi de her biri vardı. Hatta bir adam bir "kadın bedeninde olsa da" başka bir adama aşık olsa Türkiye'de yer yerinden oynar. Korelilerin büyük çoğunluğu ateist olduğundan bol keseden sallayarak senaryo yazmakta zorlanmıyorlar. Dizi gereğinden fazla absürt olsa da kendine bağladı beni. Merakla izledim her bölümünü. Oyuncuları ve oyunculukları beğendim. Sonunu beğendim. Hem ağlattı, hem güldürdü. Ama en çok da düşündürdü.


Öldüğüm zaman tekrar dünyaya dönebilir ve yarım kalan işlerini tamamlayabilirsin deseler "kesinlikle dönmem" buna karar verdim. Dizide "insan bir kere ölür" diyordu. Ama onlar geri dönerek iki kere öldüler.. İki kere üzdüler sevdiklerini.. İki kere üzüldüler giderek.. 
Yarım da kalsa bırak öyle kalsın dokunma.. 

 

Yorumlar

  1. 2004'te öldüm(ruhen) olmadı, 12 yılda kaç kere öldüm hatırlamıyorum, saymıyorum. Sorun şu ki dirilemedim. İlaçlarla falanca hastalığa(ruhsal) yakalanmamak için depindim, şimdi onlar da işe yaramıyor parça parça gidiyorum. Allah nasip etmedi dirilmeyi, yazdı alnıma..
    Ne ölü ne diri(ne hortum ne Kıble) arafa sürüldük...
    Çekeceğimiz varmış kaderden.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder