Ömrümün Lale Devri

Neden bilinmez, insanlar mutlu olmayı unutur oldu.
Etrafımda her şeyden şikayet eden insan sürüleri..
Güneş açtı gölgeye gidelim. Gölge oldu güneşe geçelim..
Çok sıcak hiç esmiyor. Esiyor, ne çok esiyor..
Otobüse binelim, oksijen yok. Vapura binelim, çok sallıyor. Yürüyerek gidelim, yoruluruz. 
İçim şişiyor içim..
Bana "Pollyanna" olduğumu söylüyorlar. Her şeyden memnun oluyormuşum.
Güneşi sevmek, denizi sevmek, rüzgarı sevmek, kuşları sevmek neden "pollyannacılık" olsun?
Otobüs kalabalık ama en azından oturuyoruz,
Vapur sallıyor ama deniz havası alıyoruz,
Rüzgar esiyor ne güzel ferahlıyoruz..
demek neden "pollyannacılık" olsun? 
Neden martıların yerinde olmak istemeyeyim?
Neden köpeklere gülümsemeyeyim?
Neden çayın yanında simit yemeyeyim?
Neden yaşamayı sevmeyeyim?
Neden her şeyden şikayet etmeliyim..
Biri bana açıklasın..
Ben sanki cennetteyim..
Eminim bu insanlara Allah cenneti de verse bir kulp bulurlar..
Mutlu olmak bizim elimizde..
Gülümseyin.. Ne olur hala hayatta iken gülümseyin.. 
Bu arada bugün Emirgan'daydım. Ömrümün Lale Devrini yaşadığım şu günlerde Laleleri görmeye gittim. Gördüklerimi gösterecek kalitede bir fotoğraf makinam yoktu. Eski model bir telefondan çekilmiş bir kaç kareyi sizinle paylaşmak isterim. Gidebilecekseniz gidin derim. İyi bir fotoğraf makinası, fotoğraflarınızı çekebilecek kafa bir arkadaş ve piknik sepetinizi de yanınızda götürün..




Yorumlar