Acımıyor ki Acımıyor ki..


Bugün Gençlik ve Spor Bayramı.. Madem biz de genciz, dedik Büyükadaya gidip bisiklete binelim, bayramımızı böyle kutlayalım. En son 15 sene evvel binmiştim bisiklete. Fakat Eğitim Psikolojisi derslerinden öğrendiğim kadarıyla psikomotor davranışlar asla unutulmuyordu. Bisiklete binersem her şeyi dün gibi hatırlayacağımı biliyordum. 
Adaya gittik iki bisiklet seçtik. Önce biraz afalladım. Bisiklet çok yüksek geldi bana. Sonra tamam dedim ilk on dakika sorunsuzdu. Yokuş çıkmak işin zor ama emniyetli tarafıydı. Fakat bir de o o yokuşu inmek vardı ki bunu gözüm hiç kesmiyordu. Hadi bismillah deyip üzerime kefenini giyip savaş meydanına yürüyen askerler gibi bindim bisiklete bastım pedala.. Basmaz olaydım. Kaç kilometre hızla gittiğimi bilmiyorum. Yalnızca çekiiiiilinnn beeennn geliyorum diyebiliyorum. Baktım bu bisikletten düşmeden inmem mümkün değil. Bari başkalarına zarar vermeyip en küçük hasarla bu işi bitireyim dedim. Bir bahçe duvarını da gözüme kestirdim. Oraya çarpıp duracaktım. Hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp geçti. Gençliğime doyamadan ölecektim.. Ve müthiş bir şekilde duvara tosladım. Bildiğin tosladım ya. Yaşadığım şokun etkisiyle "bir daha binmem, asla binmem buna.." dediğimi hatırlıyorum. Arkamı döndüğümde arkadaşım da yolun ortasında oturuyordu. Meğer benimle aynı anda o da düşmüş. Onun kol paramparça benim el, ayak..


Halbuki sabah her şey bambaşkaydı. "Bugün 19 Mayıs Semavi'nin Büyükada'ya ayak bastığı gün.. Tarihe böyle not düşüle.." diye ferman vermiştik kendimizce. Fethetmeye gittiğimiz adadan Gazi döneceğimizi nereden bilebilirdik ki? Artık tarihe ilk "Gazi" ünvanımı aldığım günü de ekleyebilirlerdi. Hem sağlık raporuyla da tescilledik durumu. Hastaneye güle güle giden tek hastalar bizdik sanırım. Ağlanacak halimize gülüyorduk. Hemşire "düşe düşe büyüyeceksiniz, olur böyle şeyler" dedi :)) Arkadaşımın nişanlısı "size önce dört tekerlekli olanlarından alalım" diye ekledi :)) Milletin maskarası olduk bildiğin.. Baktık olmuyor biz de dalgaya almaya başladık durumu. Anlayacağınız Büyükada bizde büyük izler bıraktı :))
Yıllar sonra torunlarımla aramda şöyle bir diyaloğun geçmesi olağandır..
-Bu yaranı nerede yaptın babaaane?
-Bisikletten düştüm yavrum..
-O zaman kaç yaşındaydın ki?
-Otuz :))

Yorumlar