Ana içeriğe atla

Bir Ales Eksikti


Durduk yere "bundan da eksik kalmayayım" deyip başvuru süresinin bitmesine son bir saat kala içine düştüğüm, madem 80 lira verdim gireyim de boşa gitmesin diye düşünüp Pazar günümden üç saati çalıp çırptığım bir sınavdı, Ales. Mütemadiyen "ne diyor lan bu adam.." diye düşündürdü, sürekli saate bakıp ilk 110 dakikanın bitmesini iple çektim. Bütün şıkların doğru olduğu bir sınav düşünün. Beş şık arasında kalıyorsunuz. Paragrafta anlatılmak isteneni anlayanı madalyalandırmak istiyorsunuz. Soruları hazırlayanın o gün ne içtiğini merak ediyorsunuz. Şıkları eklerken aklından ne geçtiğini.. Hayatı sorgulatan bir sınav düşünün. Herkes Pazar'ın keyfini çıkarırken "ben burada ne yapıyorum, neden buradayım ha, neden?" diyorsunuz. Okumaktan vazgeçiyorsunuz. 

Bir tezekli soru çıkıyor karşıma. "İyice ... çıkardınız bu işin" diye haykırıyor içimdeki ses. Köylü milleti tezek yakmayıp da ne yakacakmış.. Entel dantel herifler aralarında bunu tartışmışlar. Ondan daha doğal gaz mı var, demişler. Bana pek bir alaycı geldi cümle. Ama ben dışında herkese gerçekçi gelmiş. 

Ardından hoşgörü sorusu geldi. Fakültede İnkılap hocamız, "Osmanlı Devleti hoşgörülü bir devlet değildi sadece tahammül sahibiydi" demişti. Hoşgörü ile tahammülün farklı şeyler olduğunu söylemişti. Bu soruyu ya o hazırladı ya da paragrafın alındığı kitaptan araklayıp bize satmış da şimdi haberimiz oldu. İçimdeki sesle İnkılap hocasının gıybetini yaparken dakikaların aleyhime işlediğinin farkında değildim tabi. Saate kafamı çevirir çevirmez diğer sorulara evrildim.


Fakat o da ne!!! Bir manyak, sırf midemizdeki krampların sebebini çözmek için balon yutmasın mı? Üstelik bununla da yetinmemiş balonu midesinde şişirerek Guinness'e  adını yazdırıp bir taşta iki kuş vurmayı başarma derdine girmişti. Ben adamı geç olmadan akıl hastanesine yatırma planları kurarken, onlar bu deney sonucu oluşan tezi dikkate alıp anti tez oluşturmuş bana soru formatında sunmuşlardı bile. Süt içince mide kramlarımız geçiyormuş, ama ne yazık ki Ösym sınava süt almıyor..

Her şey şaka gibiydi. Salon başkanı bile. Kadın "Sayın Abonemiz.." modunda konuşan, sopa yutmuş gibi yürüyen, "insan mısın robot mu" sorusuna herkesten daha çok muhatap olması gereken, dört dörtlük bir salon başkanıydı. Helal olsun, dedim. Ondan salon başkanlığını öğrendim.

Sınavdan çıktıktan sonra aldığım nefese, gökyüzüne, kuşlara ve taşlara.. Rabbim'in verdiklerine ve vermediklerine her bir şeye şükrettim. İkinci bir emre kadar akademik kariyer yapmaktan da vazgeçtim. Ösym, öğrenci savma ve yorma projesinde başarılı oldu, kendilerini tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.


Yorumlar

  1. Sayın Semavi saltanat; alese giriş sebebiniz neydi? neyi planladınız, amacınız bir bir açıklayın kamu oyuna :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk defa sebepsiz bir seyler yapayım dedim, yaptığıma yapacağıma pişman oldum :-D

      Sil
    2. Sizi çok özgür ruhlu gördüm :D

      Sil
  2. Cok eglenceli bir yazi olmus gulumsettin yine...:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu durumlar yaşarken komik olmayan durumlar olsa da sonrasında gülümsettiriyorsa ne mutlu bana :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))