Bekir Develi İle Ünlü Mamuller



Bundan bir kaç sene evvel, henüz talebe statüsünün altını çizmekle meşgul olduğum yıllar.. Bekir Develi'nin Erzurum'a bir gösteri için geleceğini duydum. Gösterinin içeriğini bilmiyordum ama gitmeliyim diye düşünüyordum. O günler bir hayalim vardı ve bu hayalimi gerçekleştirmek için çok şeyden vazgeçmem gerekiyordu. Nereden bilecektim ki vazgeçmem gerekenler arasına bu gösterinin de adını yazdıracağını. İzleyememiştim. İzleyenlerin "çok şey kaybettin" sözlerine fazlaca üzülsem de "nasip" demiş, sukuta geçmiştim.

Aradan yıllar geçti. Bugün, yıllarca başlamasını beklediğim hayalimi yaşamakla meşgulüm. (elhamdülillah) Bununla beraber hayalimi elde etmek için yolda bıraktıklarımı hediye paketi ile süslenmiş allı pullu karşımda görüyor olmak, olan bitene acayip güzel bir tat katıyor. Yeme de yanında yat misali, her şey çok lezzetli..

Nihayet bugün, o gün gidemediğim gösteriye gittim. Gösterinin ana fikrine vakıf olunca, neden o gün değil de bunu bugün yaşamam gerektiğini fark ettim. Mevzu, hayaller ve gerçek olduktan sonraki hayatlardı. Kendi hikayemi dinler gibi dinledim. Ve yine yeniden Allah'a iman ettim.

Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler..

Bu arada gösteri bedava olmasına rağmen seyirci azdı. (O zaman Erzurumlular salonu tıka basa doldurmuştu, bu İstanbulluların ruhu ölmüş) Bekir Abimiz bu duruma biraz üzülmüş gibiydi fakat madem geçmişte kuyumculuk yapmış biriymiş, bilmeli ki değerli şeylerin müşterisi az ama özdür. Şahsen ben de blogger takipçilerim 8 kişi diye bazen üzülüyorum, o zaman aklıma hep böyle metaforlar geliyor rahatlıyorum. Herkese tavsiye ederim. Çokluk çok da şey değil yani.. :))

Ünlü Mamuller'den sonra Unlu Mamuller iyi gittiydi..

Yorumlar