Bütün Eleştirilere Ya Sabır


Eleştiriye çok açık bir insan olmadığımı kabul ediyorum. Özellikle de bir konu için çok özeniyor emek veriyor ve üzerine de o konuda eleştiriliyorsam bana geliyorlar. İçimden haykırıyor, "emeğeee saaaygııı, lütfeeen" diyorum. Sırf böyle bir eleştiriye maruz kaldım diye zamanında işimi bırakmışlığım yani istifa etmişliğim vardır. 

Bir kaç gündür "hoca bana taktı" modundayım. Okulumuzun "pek kıymetli" müdür yardımcısı tarafından sürekli ikazlar alır oldum. Mesele, ikazın içeriği değil ikaz şekli esasında. Kul hata yapar, bunu bilerek ya da bilmeyerek yapar. Mühim olan ona hatasını nasıl gösterdiğimiz. Bu konuda verilebilecek en güzel örnek, Hz. Hasan ve Hüseyin'in yaşlı bir amca ile yaşadığı abdest olayıdır. Yanlış abdest alan yaşlı amca için Hz. Hasan ve kardeşi Hüseyin;
-Yaşından başından da utanmıyorsun, o nasıl abdest almak öyle!!! 
demiyorlar elbette.
-Amcacığım biz daha yeni abdest almayı öğrendik de sizin yanınızda abdest alsak, doğru mu yanlış mı aldığımızı bir kontrol etseniz,
diyerek amcayı kırmadan doğru abdest nasıl alınır öğreten Peygamber torunları..

Ya biz, kusur örten neslin kusur kusan torunları olup çıktık. Herkes başkasının gözünün içindeki çöpü çıkarmakla meşgul, kendisindeki merteğe bakmadan. Öğrendim ki, bu tarz durumlarda hatalıysak hatalarımızı düzeltip kalan kısımlara "ya sabır" diyerek yaşamaya devam etmek lazım.

Uyarılma sebeplerimi belki merak etmişsinizdir. Ceviz kabuğunu dolduracak şeyler olmadığından burada bunlardan bahsetmeyeceğim sadece mevzuyu içimde tutup hasta olacağıma şuraya bir yerlere yazıp kendi kendimin terapisini yapmayı tercih ettim o kadar..

Yorumlar