Ana içeriğe atla

AŞK MEŞK İŞLERİ

Mevzu derin..
Bugün sizler için, flört, çıkma, sevgililik, manitacılık, sevdaluk, yarenlik ve daha bir çok isme sahip, genelde karşı cinslerin arasında, nadiren hem cinslerde de vuku bulan, içeriğinde aşk, sevgi, hoşlantı, duygusal bağ, elektrik gibi  bilumum hissiyat barındıran ve yüksek dozda evlilik programlarına maruz kalmamıza sebep olan, dünya tarihinin en eski, belki de en sıkıntılı konusunu ele alacağım.

Türkiye Cumhuriyetinin Anayasalarına göre " Her vatandaşın sevme ve sevilme hakkı vardır. Bu hakka hiç bir durum ve şekilde kısıtlama uygulanamaz, el konulamaz" diye bir madde olsaydı keşke. Bak gör o zaman sandıkları "evet" ile patlatır mıydık patlatmaz mıydık..  Zira Maslow abimizin de ihtiyaçlar hiyerarşisinde değindiği gibi yeme, içme, güvenlik gibi ihtiyaçların hemen üstünde gelen sevme sevilme duygusu Adem'le Havva'dan beri başımızın bir numaralı belası. Ülkenin en bir önemli sorunu.

Sevgi nedir? Neden Sevmeliyiz? Nasıl sevmeliyiz? Ne zaman sevmeliyiz? Nerede sevmeliyiz? Kimi sevmeliyiz?

Teoman'a göre "sevgi anlaşmaktır, nedensiz de sevilir" Türkan ablamıza göre "sevgi emektir." Onur Akın "ekmeği tuza banar gibi" sevmeyi telkin eder, Müslüm Baba ruhumuzdakinin "deli gibi sevmek" olduğunu söyler. Ferhat Göçer "Aşkın mevsimi olmaz ki" derken, Atilla İlhan; sevmek için geç, ölmek için erken..

Anlayacağınız ağzı olan konuşuyor. Herkes her şey söylüyor. Ama ne sorun bitiyor ne de çözülüyor. Baktım olacak gibi değil. Böylesi "mühim!!!" bir mevzu da çığlıklar arş-ı âla'yı titretirken ben çok sessiz kalmışım. Düşündüm taşındım, birazda kaşındım, benim neyim eksik dedim. Çekilin uleeen artık ben de konuşacağım. Hem öyle tek seferde değil, yazı dizisi halinde ince ince. Tabi zamanı gelince..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))