Ana içeriğe atla

İzafiyet Teorisi ve Zamanda Yolculuk Hikayesi

Zamanda yolculuk fikri asırlar boyu insanları heyecanlandırmış, heyecanlandırıyor ve daha da heyecanlandıracak gibi duruyor.

Bu mevzuyu düşününce akla sırasıyla şu sorular geliyor:

1. Böyle bir şey mümkün müdür?
2. Mümkün olsa geleceğe mi yoksa geçmişe mi gidilebilecektir?
3. Her ikisine gitme şansı olsa hangisi tercih edilir?
4. Geçmişe gidilse kader değiştirilebilir mi, tarih yeniden yazılabilir mi?
5. Geleceğe gidilebilse olacaklar için önceden önlem alınabilir mi?

Ve daha bir sürü şey. Beyin yakan bu soruların cevabı elzem elbette ama asıl soru yolculuğun nasıl mümkün olacağı. Durum hakkında biraz kafa yorunca şöyle bir kanaat hasıl oldu bende. Sen buna varsayım de, teori de saçmalık de, ne dersen de :)

Bence Einstein abimiz, İzafiyet teorisi ile tarihe imzasını büyük harflerle atıp gitmiş bir şahsiyet. Ben de onun teorisinden yola çıkarak bir kanıya varıyorum. Zaman dediğimiz şey aslında sadece bir "an". Dün, bugün ve yarın tamamen yalan. Geçmiş, şimdi ve gelecek bu anın içinde saklanmış, bu anın içinde yaşanıyor. Yani Fatih tam da bu an da İstanbul'u fethediyor, Adem tam da bu anda Allah'a secde ediyor. Ben tam da bu yazıyı, senin okuduğun anda kaleme alıyorum.Ve hatta kıyamet tam da bu anda kopma eylemini gerçekleştiriyor. 

Eğer durum düşündüğüm gibi ise zamanda yolculuk işi oturduğumuz yerden gerçekleştireceğimiz bir eylem olmaya aday. "Yok daha neler" deme lütfen. Bundan yirmi sene evvel sana oturduğun yerden Amerika'daki teyzeni görebileceksin deseydim. "Teyzem de beni görebilecek mi?" diye soracaktın muhtemelen. Şimdi ise bu sorun, Vizontele'nin devam filmi Televizon'da kullanılacak bir makama erişti. 
Gel gelelim mevzuya. Oturduğumuz yerden nasıl yolculuk yapacağız? Rüya ve düşüncelerimizi kontrol ederek. Biz esasında hemen hemen her gece zamanda yolculuk yapıyoruz. Hatta bunu oturduğumuz yerden değil yattığımız yerden yapıyoruz. Bir gün çocukluğumuza gidiyoruz, bir başka gün yaşlılığımıza. Aya gidenimiz de var başka bir dünyaya gidenimizde.

-Ama bu gerçek değil ki sadece bir rüya!!!
-Emin misin? Asıl gerçek ya oysa, nereden bilebilirsin?

İnsanın düşünce gücü ile tayy-i mekan yapabileceğine inanıyorum. Hem de çok inanıyorum. Bunu zaten yapabilenlerin olduğunu düşünmekle beraber herkesin yapabileceği o gün geldiğinde (ki o gün de bugün zaten) en kötü ihtimal ulaşım sorunu çözülür. Belki de kim bilir bugünün delileri, o günün akıllıları olur. 

(Ama unutma, o gün bugün zaten.)




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

Âşikârdır Zat-ı Hak (Al-Ahad / One) Mustafa Ceceli

Aşikârdır Zât-ı Hak  Mustafa Ceceli'nin "Es" albümünün ilahi formatındaki parçası.  Ceceli, sözleri ile İslam felsefesinin "Vahdet-i Vucûd" öğretisini anlatan bu ilahinin Arapça ve İngilizce versiyonlarını da bizlerle buluşturmuş. Bence bu üç versiyondan en güzeli Arapça uyarlaması olmuş. Arapçası içinde barındırdığı manaları ruhen de hissetmeye vesile oluyor sanki. Kulağa daha bir hoş geliyor, gönle dokunuyor. İnsan,"mahreçlerine sağlık, o harfleri ne güzel çıkarmış öyle" demeden edemiyor. Şimdi pek kıymetli Kur'an hocam dinlemiş olsa "maşallah ne tatlı okuyor" derdi.
Gel gelelim sözlerindeki derin manalara:  Cemalullah'ı görmek için ölmeye gerek yok, Rûyetullah, hak mı değil mi diye düşünmeye gerek yok, Sadece görmeyi dene. Bakalım O'ndan başka bir şey görebilecek misin? der gibi.
Mustafa Ceceli bu ilahi için bir de klip çekmiş. Klip de en az ilahi kadar felsefesi güçlü bir yapıda kurgulanmış. Hat sanatı ile Allah lafzının yazılı oldu…