Sevme Ahlakı

İslamiyeti kabul eden insan evladı için hayat sadece yaşanmak için yaşanmaz. Hayatın her safhasında neden sonuç ilişkisi vuku bulur. Hiç bir şey "öylesine" değildir. Her şeyin bir sebebi vardır. Ayrıca bir de kuralı. İslam bir hukuk dini olduğu kadar bir de ahlak dinidir. Kurallar yalnızca ceza ve mükafat ilişkisi üzerine kurulmaz. Zamanla işin içine "karşılıksızlık" ilkesi dahil olur. Yaptıklarının bedeli umurunda olmaz. Yalnızca "iyi" olmak için yaşarsın. İşte tam da bu evrede hukuk, ahlaka evrilir. İslam hukukundan İslam ahlakına göre yaşama evresine geçen kulun makamı yükselir. 

İslam dini hayatın her evresinde bir takım ahlak kuralları öngörür. Ticaret ahlakı, ibadet ahlakı, risalet ahlakı, siyaset ahlakı... Aklına gelip gelebilecek her şeyin bir ahlakı vardır ve olmalıdır. Ben bugün burada sadece sevme ahlakından bahsedeceğim. 

Evet yanlış duymadın. Sevmenin de bir ahlakı vardır. Peki doğru ve ahlaklı sevgi nasıl olmalıdır?

1. Ahlak kurallarının en temel maddesi "niyettir." Yani ameller niyetlere göredir. 

Sevme ahlakından bahsederken, bir kadın ve erkek arasındaki ilişkiden bahsettiğimi daha önceki yazılarımda kaydetmiştim. İslam dininde kadın ve erkeğin birbirini sevmesi yalnızca "cinsel bir dürtüyü tatmin amaçlı" olmamalıdır. Bu da bir etken olmakla birlikte en azından listenin başında bulunmamalıdır. Müslüman için sevme sevilme ve  bir yuva kurmanın en temel amacı "İslam ahlakına göre toplumlar" oluşturmaktır. Eş seçiminde henüz dünyada olmayan çocuklar hesaba katılmalıdır. Doğru eşten ziyade doğru anne ve baba seçimi yapılmalıdır. 

2. Sevme ahlakının ikinci maddesi, sevme sevilme ihtiyacının meşru sınırlar içerisinde karşılanmasıdır.

Allah-u Teala, kullarının kalbine bir lütuf olarak sevgi olgusunu yerleştirmiştir. Sevmek sevilmek insanın en büyük hazinelerindendir. Bu hazine o kadar büyüktür ki, ulu orta yerde sergilenmemelidir. Herkesin kullanımına sunulmamalıdır. Kilitli kasalarda, kadife kutularda saklanmalı, sahibi dışındakilere kapalı tutulmalıdır. Sevgi evine şifresiz girilmemeli, sevgi evinden izinsiz çıkılmamalıdır. 

3. Sevgide aşırıya kaçılmamalıdır.

İslam dini orta yol dinidir. "Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz" buyuran Allah-u Teala, orta yolun şifresini bizlere sunmuştur. Ölümüne sevmek, sevme ahlakına uygun bir davranış değildir. İtidal, sevme ahlakında çok önemli bir olgudur. Arabesk sevdaların nihai sonucu üçüncü sayfa haberi olmaktan öteye gidememektedir. 

4. Sevgide sadakat ve fedakarlık esastır.

Gülü seven dikenine katlanmalıdır. İslam dininde söz verip sözünde durmamak münafıklık alameti olarak kabul edilir ve bir çok yerde kınamaya tabi tutulur. Birbirini seven iki insan arasında da bir "gönül ahdi" söz konusudur. Bu ahdi bozmak çok ama çok zor olmalıdır. Vazgeçmek kolay olandır. Olması gereken savaşmaktır. Söz vermek de sözünden dönmek de günümüzdeki kadar basit olmamalıdır. 

5. Sevgide nezaket şarttır.

Seven sevdiğini bir gelinciği sever gibi sevmelidir. İncitmekten korkmalı, hırpalamadan, yormadan, kırmadan sevmelidir. Sevginin yollarında kar üstünde yürür gibi yürünmelidir. Cümleler özenle seçilmelidir. Ayrılık kelimesi şaka yollu dahi olsa dile dökülmemelidir. 

Sevmek zor zanaat vesselam.. 
Başarabilene "aşk olsun"..







Yorumlar