Ana içeriğe atla

Kill Me Heal Me - Çoklu Kişilik Bozukluğu

Kill Me Heal Me (Öldür Beni İyileştir Beni)

Türkçe'ye çevrilirken "Ya Öldür Ya Güldür" veya " Hayat Memat Meselesi" gibi alternatif isimlerin kullanılabileceğini düşündüğüm 2015 yapımı Kore Dizisi.

Dizi, yedi ayrı kişiliğe sahip bir adamın yaşadığı olayları anlatıyor. Ben bugün dizi hakkında değil de dizinin ana konusu olan "Çoklu Kişilik Bozukluğu" hakkında konuşmak istiyorum. Kendileri çok mühim bir hastalık olan bu menem şey, kişinin kendini bir çok kişi hissetmesi şeklinde tezahür etmekte. Bir nevi "benden çok var sendromu." Esasında eğer Ergen Egosantrizmi yaşamıyorsanız bu cümleyi kurmayanınız yoktur. Siz kurmadıysanız da büyük ihtimal ex aşkınız sizi terk ederken fonda Rober Hatemo'nun bu şarkısı çalıyordur: "senden çok var." 

Hem hangimiz "içindeki çocuğu" inkar edebilir ki? Canımız salıncağa binmek kış günü dondurma yemek isteyince suçu hep ona atmıyor muyuz? Ah şu içimizdeki çocuk.. 
Bir gün çocuk oluyoruz bir başka gün her şeyi kırıp döküyoruz. Bazen aynaya bakıp "bu ben miyim" diye kendi kendimize soruyoruz. Olaylar ve durumlar karşısında bambaşka kişiliklerimiz ortaya çıkıyor. Hatta mistik takılıyorsak çoklu kişiliğimiz "bir ben var bende benden içeride" şeklinde tasavvufi forma bürünüyor. 

Aslında hepimiz çok kişilikliyiz. Buna "bozukluk" denmesi için dozajını yükseltmek yetiyor. Eğer kişiliklerimizi kontrol edemiyorsak onlar bizi kontrol eder bir hal alıyor. Problem de burada başlıyor. 
Bunları bilir kişi olarak yazmıyorum. Yalnızca öyle olduğunu düşünüyorum. Yanılıyor olmam muhtemel. Ama bildiğim bir şey varsa o da "kişiliksiz" olacağıma çok kişilikli olurum daha iyi. Fazla kişilik göz çıkarmaz. Hem hayat tek kişilikli olmaya müsaade etmeyecek kadar zor. 

Bence herkes yedekte bir kaç kişilik biriktirsin. "Bir öylesin bir böyle, neyin var bana söyle" diyenlere göğsümüzü gere gere bol "bol kişiliğim var, lazımsa verebilirim" diyelim. En azından ben demeliyim.


Yorumlar

  1. bu çoklu kişilik bozukluğu hakkında gerçek bir yaşam öyküsü okumuştum.
    hatta yazarı obrah şova falan çıkmı.
    kendi vücudunda 9 kişilik taşıyordu kadın ve çok geç teşhis olundu. çok ilgi ile okumuştum. merakın varsa tavsiye edeirm

    YanıtlaSil
  2. Okuduğun kitabın adını verirsen seve seve okurum. Psikolojik roman, film ve dizileri seviyorum. Genel olarak psikolojiye ilgim var diyebilirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. veririm tabi. hepsi kitabın ismi. Yazarı kim noble ki o da hastalığın sahibi zaten

      Sil
  3. Neete baktım da adı Hepimiz'miş :) ilk müsait olduğum vakitte okuyacağım inşallah

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))