Ana içeriğe atla

Yarım Kilosu Dört Lira


Hayatımın ilk çeyreğinde yaptığım pazar alışverişi, bu senenin ilk çeyreğinde yaptığım pazar alışverişine denk gelmekte..
Her çarşamba rutin Pazar yapıyorum. Bir haftalık sebze meyve ihtiyacımı karşıladığım yer olan çarşamba pazarı bana her hafta bir "hayat bilgisi" dersi veriyor..
Geçen hafta üç buçuk liraya aldığım çileğin, aynı tezgahta akşam pazarında üç liraya satıldığını görünce ilk dersimi almıştım. 
Bu hafta ise kayısı tezgahlardaki yerini almıştı. Amma ve lakin baya pahalı satılıyordu. Her tezgahta 7 Lira yazısı beni karşılıyordu. Biraz daha bekleyebilirim diye düşündüm ve onun yerine erik aldım, çilek aldım. Sonra gözüme kocaman harf ve rakamlarla "4 LİRA" yazılı kağıdın bulunduğu kayısılı tezgah ilişti. Bendeniz, Necip Fazıl'ın Sakarya Türküsü'ndeki "saf çocuğu masum Anadolu'nun" olduğumdan hemen zokayı yuttum. "Bir kilo verir misiniz" dedim. Abi sağolsun hemen paketleyip verdi. 5 liram olmadığından 10 lira uzattım "abi!!!"ye.. Abi 2 lira geri verdi bana.. Kısa bir sessizlik.. Ardından:
-Ben 10 lira verdim size!!!?
-Biliyorum.
-Para üstünü eksik verdiniz.
-Yoo vermedim.
-4 lira yazıyor burada.
-Yarım da yazıyor orada..
(Mikroskopla bakınca fark ettim, küçücük harflerle "yarım" da yazıyormuş orada.. Yarım Kilosu 4 Lira..)
-Ama bu yaptığınız sahtekarlık
-Abla dün 12 liraya sattım bunu ben..
-Bugün daha az sahtekarım diyorsun yani..  Şükredeyim istersen...

Sabahtan beri şükrediyorum :))) ya bir kilo kayısıyı sekiz değil de on iki liraya alsaydım, o zaman ne yapardım ben.. Çooook Şükür :))

(Buradan milli eğitim bakanlığına sesleniyorum, hayat bilgisi dersleri çarşamba pazarında işlensin. Eğitim sisteminde kalite beş level birden atlar)

Bu hafta okulda "hile" konusunu işleyecektim, "aldatan bizden değildir" hadisini söyleyecektim. Kopya çekmekle ilgili bir de örnek verecektim ama artık daha taze bir örneğim var. Bana 8 liraya mal olsa da..

Yorumlar

  1. Hocam hayat zor,sen daha yolun başındasın.Daha neler neler göreceksin.Hocam sen hiç gerçek altın gününe gittin mi???Bu ilk çeyrekte gitmelisin 😂😂😂😂Ben ilk güne gittiğim şoku hala atlatamadım.Senin yoksa,gel ben seni götüreyim😌(ben ilk günüme 16 yıl önce gittim etkisini sen düşün artık)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yaşadığını çok merak ettim gerçekten :)) Bir gün gelmeliyim mutlaka :))

      Sil
  2. ilk gördüğümde bende aynı tepkiyi verdim. hatta kızdım, geri bıraktım aldığımı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında benim de öyle yapmam gerekiyordu. Pişmanım, fakat o adam için daha orijinal şeyler düşünüyorum. Bu böyle yarım kalmayacak :))

      Sil
  3. bende müthiş kanıyorum o anda ve heyecanlanıyorum altın bulmuş gibi :)))) biraz yaklaşınca bulanıklık azalıyor gözümde ve iki katı fiyatla karşılaşıyorum bir satış tekniği aslında şimdi onlara da birşey denilmiyor ama kandırılmışlık hissi oluşuyor malesef..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Satış Tekniği mi Hile mi tartışmalı konu ama trajikomik olduğu bir gerçek :)))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAHİYAT OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER

Malum bu hafta Lys sınavı var. Ardından üniversite tercihleri başlayacak. Adaylar heyecanlı, ne okumak istediğine yıllar önce karar verenlerin yanında hala kararsız olanlar var. 

Olur da kazara aklından "İlahiyat okusam mı acaba" diye geçiren birileri çıkar. İşte bu birileri için İlahiyat okumuş ablaları olarak acı gerçeklerden bahsedeceğim. Kararlarını bu gerçekler üzerinden yapmaları daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 

En başta şunu söyleyeyim ki kimse benim kadar bu bölümü okumak istememiştir ve bundan sonra da istemeyecektir diye düşünüyorum. O yüzden söyleyeceklerime iyi kulak verin bence.

İlahiyat fakültesi bir çok üniversitede 5 senelik bir eğitim dönemini kapsıyor. (istisnalar var tabi) İlk sene hazırlık adı altında Arapça eğitim veriliyor. Bir de şanslıysanız Arap bir hocanız oluyor. Okulun en eğlenceli ve en rahat geçilen dönemi de bu dönem oluyor. En iyi arkadaşlıklar da bu dönemde kuruluyor.

Eğer ilahiyat okumayı göze alıyorsanız haftada 5 gün, cuma saati sohbet pr…

Koreliler Müslüman Olmak İsterse Ne olur?

Koreseverler iyi bilir ki Korelilerin çok büyük bir kısmı Ateisttir. Bunun yanında Hristiyan, Budist çok az da Müslüman olan vardır. Peki sizce Kore kültürü en çok hangi dini kabullenmeye yatkın. Yani bir din seçecek olsalardı onlara en uygun din hangisi olurdu?

Bir Müslüman Teolog adayı olmam sebebiyle bütün insanların fıtratı gereği Müslüman olmaya daha yatkın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yazımda çok objektif olabileceğimi zannetmiyorum. Ama elimden geleni yapacağım.
Kore kültürüne baktığımızda "aile"ye verilen değeri görmek mümkün. Aile bağları çok kuvvetli.
Geleneklerinde büyüklere saygı ön planda. Dürüstlüğe, çalışmaya (yani helal para kazanmaya) önem veriyorlar. Evlerine asla ayakkabı ile girmiyorlar. Sabahları erken kalkmayı tercih ediyorlar. Daha güneş doğmadan uyandıklarını görmek mümkün. (sabah namazı vaktine denk geliyor )
Evlenirken ailelerinden izin alıyorlar. Evlilik dışı ilişkiyi hoş karşılamıyorlar.
Bunun yanında alkol tüketimi çok fazla. Domuz eti ve bilumum …

İlahiyat'çı Kızların Profil Fotoğrafları

İlahiyatçı Hanımların profil fotoğrafları 5 türdür:
Bekar ve Gelenekçiler: 
Profillerini çoğunlukla çiçek böcek fotoğrafları süsler. Bazen "و " harfi kullanırlar. Son trendleri ise "hiç" yazısıdır.



Bekar ve Modernistler: 
Profillerinde çoğunlukla arkası dönük fotoğrafları vardır. Bazen yüzlerini de görmek mümkündür, onda da çook uzaklara dalıp gitmişlerdir.


Nişanlı ve Gelenekçiler: 
Profil fotoğraflarında iki el görmek olasıdır. Eller bahane alyansı göstermek şahanedir.

Nişanlı ve Modernistler:
Profil fotoğraflarında genellikle müstakbel eş adayları ile beraber çekindikleri bir fotoğraf vardır.


Evliler:
Evli bayanların profili standarttır. İlahiyatçısı da doktoru da öğretmeni de ev hanımı da profilini çocuklarının fotoğrafları ile süslerler.

 :))